Geçmiş zaman olur ki... "Memleketim" şarkısının hikayesi
Geçmiş zaman olur ki... "Memleketim" şarkısının hikayesi
Şarkıcı Ayten Alpman’ın sahne almak üzere geldiği Çelik Palas’ta, piyanist Ümit Aksu ile yaşadığı büyük aşk, Türkiye’nin unutulmaz şarkılarından “Memleketim”in doğmasına vesile oldu. İşte o hikayeyi yönetmen, oyuncu Metin Belgin kaleme aldı…
Haber Giriş Tarihi: 09.09.2026 17:10
Haber Güncellenme Tarihi: 09.09.2026 17:19
Kaynak:
P. Şehrengiz Dergisi
Metin BELGİN/ Oyuncu, yönetmen ve senarist.
1960’lı yıllarda Bursa’ya turneye gelen Devlet Tiyatrosu ekibi Çelik Palas’ta kalıyormuş, oyuncular harcırahlarını biriktirmek, daha az harcama yapmak için otelin odasında yemek pişiriyorlarmış. Günlerden bir gün oyunculardan biri, elektrikli ocağı fişe takmış, üstüne de düdüklü tencere koymuş, içindeki tavuğun pişmesini beklemeden tiyatroya gitmiş, prova uzamış, uzun süre otele dönememiş, sonunda düdüklü tencere bomba gibi patlamış, panik yaşanmış, hatta anlatılana göre tavuğun kemikleri tavana yapışmış. Ben anlatanların yalancısıyım; bu hadiseden sonra Çelik Palas kapılarını Devlet Tiyatrosu’na kapatmış!
Çelik Palas’ta hiç kalamadım, ama 1970’lerin sonlarında gece kulübünün atmosferine hayran oldum. Mevzuyu şuraya bağlayayım; Bursalılarla buluşan, onların gece âlemlerine eşlik eden meşhur şarkıcıların arasında Ayten Alpman’ın yeri başkadır, neden mi?
Kısaca hatırlayalım; kendini bildiği bileli şarkı söyleyen Ayten, lise yıllarında İlham Gencer’le tanışıyor, müzik beraberlikleri aşka dönüşüyor. 1949’da İstanbul Radyosu’nda mikrofon karşısına geçiyor, caz şarkıları söylüyor, dinleyici kitlesini hayran bırakıyor. 1952’de Yeşilköy’de ve Kervansaray Gece Kulübü’nde profesyonel olarak hayranlarıyla buluşuyor.
İlham Gencer’den ayrıldıktan sonra 1962 yılında İsmet Sıral Orkestrası’yla İsveç macerası başlıyor, sesi Avrupa’da yankılanıyor, 1965 yılında yepyeni bir caz rüzgârı estirmeye İstanbul’a dönüyor. Gelir gelmez şok yaşıyor tabii! Cazın pabucu dama atılmış, yabancı şarkılara Türkçe sözlü “arajman” moda olmuş! Ama o caz standartları söylemekte inadını sürdürüyor.
1967’de Süheyl Denizci Orkestrası’nın solisti olarak Çelik Palas’ta sahneye çıkıyor, cazın yanı sıra Türkçe şarkılar da söylüyor artık… Rahmetli Erdal Özdür o zamanları köşesinde yazıyor:
“İşte o tarihlerde Süheyl Denizci Çelikpalas'tan Ayten Alpman'a telefon edip kendisini Bursa'ya davet etmiş. Ünlü orkestradan aldığı bu daveti 'düşünmeden kabul ettim' demişti.
Ve işte Ayten Alpman'ın büyük aşkının temelleri de Çelikpalas'ta o tarihlerde atılmıştı.
Çünkü aynı orkestrada çalışan bir de Ümit Aksu vardı. Son derece entelektüel, beş dil bilen, aynı zamanda satranç ustası bir piyanist ağabeyimizdi. Çok sohbetlerimiz olmuştu.
Ayten Alpman tabanca gibi bir orkestra eşliğinde en güzel aşk şarkılarını adeta Ümit Aksu için söylüyordu kulüpte. Ümit Aksu'nun parmakları siyah-beyaz tuşlar üzerinde sadece ve sadece Ayten Alpman için uçuşuyordu adeta.
Bursa'da başlayan büyük aşk, akşam üzerleri gün batımlarında Çekirge, Aşıklar Yolu'nda el ele kol kola yapılan sevda turlarında büyük bir mutluluk içinde devam etti.”
Ayten Alpman ve Ümit Aksu 1968’de evleniyor. Birlikte birçok şarkıya imza atıyorlar. 1971 yılında tutmayan, fazla dinlenmeyen plak kaydı yapıyor, Fikret Şeneş’in sözlerini yazdığı bir şarkı... 1974’te Kıbrıs Harekatı’nda adanın açıklarında konuşlanmış bir denizaltı… Mürettebat sessiz bir gerginlikle hücum emrini bekliyor, komutan telsizi açmış, çıt çıkmıyor, bir süre sonra bir kadının şarkısı duyuluyor telsizden; “Bir Başkadır benim memleketim”. Askerler gözyaşları içinde inanılmaz bir coşkuya kapılıyor. Amiral diyor ki, “Eğer sağ olarak kurtulursam, bu kadını bulup, ellerinden öpeceğim!” Şarkı o zamandan beri onun buğulu sesiyle kulaklarımızda çınlıyor:
“Memleketim”
Alıntı: Erdal Özdür, Bursa Hakimiyet Gazetesi, 29.04.2012
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Geçmiş zaman olur ki... "Memleketim" şarkısının hikayesi
Şarkıcı Ayten Alpman’ın sahne almak üzere geldiği Çelik Palas’ta, piyanist Ümit Aksu ile yaşadığı büyük aşk, Türkiye’nin unutulmaz şarkılarından “Memleketim”in doğmasına vesile oldu. İşte o hikayeyi yönetmen, oyuncu Metin Belgin kaleme aldı…
Metin BELGİN/ Oyuncu, yönetmen ve senarist.
1960’lı yıllarda Bursa’ya turneye gelen Devlet Tiyatrosu ekibi Çelik Palas’ta kalıyormuş, oyuncular harcırahlarını biriktirmek, daha az harcama yapmak için otelin odasında yemek pişiriyorlarmış. Günlerden bir gün oyunculardan biri, elektrikli ocağı fişe takmış, üstüne de düdüklü tencere koymuş, içindeki tavuğun pişmesini beklemeden tiyatroya gitmiş, prova uzamış, uzun süre otele dönememiş, sonunda düdüklü tencere bomba gibi patlamış, panik yaşanmış, hatta anlatılana göre tavuğun kemikleri tavana yapışmış. Ben anlatanların yalancısıyım; bu hadiseden sonra Çelik Palas kapılarını Devlet Tiyatrosu’na kapatmış!
Çelik Palas’ta hiç kalamadım, ama 1970’lerin sonlarında gece kulübünün atmosferine hayran oldum. Mevzuyu şuraya bağlayayım; Bursalılarla buluşan, onların gece âlemlerine eşlik eden meşhur şarkıcıların arasında Ayten Alpman’ın yeri başkadır, neden mi?
Kısaca hatırlayalım; kendini bildiği bileli şarkı söyleyen Ayten, lise yıllarında İlham Gencer’le tanışıyor, müzik beraberlikleri aşka dönüşüyor. 1949’da İstanbul Radyosu’nda mikrofon karşısına geçiyor, caz şarkıları söylüyor, dinleyici kitlesini hayran bırakıyor. 1952’de Yeşilköy’de ve Kervansaray Gece Kulübü’nde profesyonel olarak hayranlarıyla buluşuyor.
İlham Gencer’den ayrıldıktan sonra 1962 yılında İsmet Sıral Orkestrası’yla İsveç macerası başlıyor, sesi Avrupa’da yankılanıyor, 1965 yılında yepyeni bir caz rüzgârı estirmeye İstanbul’a dönüyor. Gelir gelmez şok yaşıyor tabii! Cazın pabucu dama atılmış, yabancı şarkılara Türkçe sözlü “arajman” moda olmuş! Ama o caz standartları söylemekte inadını sürdürüyor.
1967’de Süheyl Denizci Orkestrası’nın solisti olarak Çelik Palas’ta sahneye çıkıyor, cazın yanı sıra Türkçe şarkılar da söylüyor artık… Rahmetli Erdal Özdür o zamanları köşesinde yazıyor:
“İşte o tarihlerde Süheyl Denizci Çelikpalas'tan Ayten Alpman'a telefon edip kendisini Bursa'ya davet etmiş. Ünlü orkestradan aldığı bu daveti 'düşünmeden kabul ettim' demişti.
Ve işte Ayten Alpman'ın büyük aşkının temelleri de Çelikpalas'ta o tarihlerde atılmıştı.
Çünkü aynı orkestrada çalışan bir de Ümit Aksu vardı. Son derece entelektüel, beş dil bilen, aynı zamanda satranç ustası bir piyanist ağabeyimizdi. Çok sohbetlerimiz olmuştu.
Ayten Alpman tabanca gibi bir orkestra eşliğinde en güzel aşk şarkılarını adeta Ümit Aksu için söylüyordu kulüpte. Ümit Aksu'nun parmakları siyah-beyaz tuşlar üzerinde sadece ve sadece Ayten Alpman için uçuşuyordu adeta.
Bursa'da başlayan büyük aşk, akşam üzerleri gün batımlarında Çekirge, Aşıklar Yolu'nda el ele kol kola yapılan sevda turlarında büyük bir mutluluk içinde devam etti.”
Ayten Alpman ve Ümit Aksu 1968’de evleniyor. Birlikte birçok şarkıya imza atıyorlar. 1971 yılında tutmayan, fazla dinlenmeyen plak kaydı yapıyor, Fikret Şeneş’in sözlerini yazdığı bir şarkı... 1974’te Kıbrıs Harekatı’nda adanın açıklarında konuşlanmış bir denizaltı… Mürettebat sessiz bir gerginlikle hücum emrini bekliyor, komutan telsizi açmış, çıt çıkmıyor, bir süre sonra bir kadının şarkısı duyuluyor telsizden; “Bir Başkadır benim memleketim”. Askerler gözyaşları içinde inanılmaz bir coşkuya kapılıyor. Amiral diyor ki, “Eğer sağ olarak kurtulursam, bu kadını bulup, ellerinden öpeceğim!” Şarkı o zamandan beri onun buğulu sesiyle kulaklarımızda çınlıyor:
“Memleketim”
Alıntı: Erdal Özdür, Bursa Hakimiyet Gazetesi, 29.04.2012
(P.Şehrengiz Dergisi 160. sayısı)
Kaynak: P. Şehrengiz Dergisi
En Çok Okunan Haberler