SON DAKİKA
Hava Durumu

#Unesco

bursasehrengiz - Unesco haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Unesco haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rami Kütüphanesi’nde Kazak edebiyatı rüzgârı: Türk dünyasının ortak hafızası vurgulandı Haber

Rami Kütüphanesi’nde Kazak edebiyatı rüzgârı: Türk dünyasının ortak hafızası vurgulandı

UNESCO'nun 15 Aralık'ı Dünya Türk Dili Ailesi Günü ilan etmesi ve Kazakistan'ın 34. Bağımsızlık Yıl Dönümü dolayısıyla İstanbul'da bir dizi etkinlik gerçekleştirildi. Rami Kütüphanesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen programda Kazak edebiyatı panel, söyleşi, kazak halk müzikleri konseri ve film gösterimiyle katılımcılara tanıtıldı. Burada bir konuşma yapan Kam-Us Yayınları yayın yönetmeni Aydemir Gültekin, "Kazak edebiyatı, sadece Kazak halkının değil, bütün Türk dünyasının kültürel hazinesi niteliğindedir. Bu edebiyat, Muhtar'dan Abay'dan, ondan öncesinde Ahmet Yesevi'den ondan da öncesinde Tonyukuk'tan kalan, yüzyıllardır sözlü gelenekten yazılı kültüre uzanan derin bir birikimi barındırır. O yüzden bu edebiyat ve sanatın Türkiye'de daha çok bilinmesine, daha yaygın olmasına çalışıyoruz. Böyle geniş çaplı bir etkinlik ilk kez düzenleniyor. Bu ve bu tür programlarla Türk gençliğinin Kazak edebiyatını daha yakından tanımasını istedik. Bunların bilinmesi ve tartışılması iki ülke arasında kültürel bağları daha da güçlendirecektir" dedi. Programa ev sahipliği yapan Rami Kütüphanesi müdürü Ali Çelik ise Rami Kütüphanesi'nin yalnızca bir okuma mekanı değil; Türk dünyasının ortak dili, hafızası ve kültürel mirasının buluşma noktası olduğunu vurguladı. Çelik, Kazak edebiyatının Türk dünyası edebiyatları içerisindeki güçlü yerine dikkat çekerek, bu tür etkinliklerin ortak kültürel bağları pekiştirdiğini ifade etti. Programda Dulat İsabekov'un eserinden uyarlanan "Baluan Şolak" isimli film gösterimi yapıldı ve katılımcılara "Dirlik" kitabı hediye edildi.

Yıldırım'da ÂşıkReyhani'ye vefa Haber

Yıldırım'da ÂşıkReyhani'ye vefa

Yıldırım Belediyesi, aşıklık geleneğinin önemli isimlerinden büyük ozan Aşık Reyhani’yi 19. vefat yıldönümünde Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen programla andı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programa; Aşık Abdullah Gizlice, Aşık Ahmet Poyrazoğlu, Aşık Baki Çetin, Aşık Halil Daylak, Aşık Mustafa Aydın, Aşık Ozan Reyhani, Aşık Taha Turabioğlu, Aşık Taner Öztürkoğlu, Aşık Temel Turabi, Aşık Yağız Ozan, Aşık Yanık Ayhan türküleri ve atışmalarıyla renk kattı. YÜZYILLARI AŞAN HAFIZA Programda yaptığı konuşmada, aşıklık geleneğinin Türk milletinin yüzyılları aşan hafızası olduğunu vurgulayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Aşıklık, Türk kültür varlığının en köklü damarlarından biridir. Sazın tellerinde yankılanan her ses, aslında yüzlerce yılın tecrübesinden süzülmüş bir irfanın nefesidir. Aşığın sözü, sadece bir türkü değil; halkın vicdanı, toplumsal hafızanın kaydı, bir milletin yürüyüşüdür. Bu sebepledir ki UNESCO, âşıklık geleneğini Türkiye’nin somut olmayan kültürel mirası olarak tescillemiştir” ifadelerini kullandı. ‘ÇAĞIN ÖTESİNDE BİR USTA’ Aşıklık geleneğinin en güçlü temsilcilerinden birinin de Aşık Reyhani olduğunu belirten Başkan Yılmaz, “Seyfullah Yıldız, yani gönüllerimize Reyhanî olarak kazınan bu büyük ozan, şairliğini yalnızca bir meslek değil, bir hakikat arayışı, bir insanlık davası olarak görmüştür. Onun şiirlerinde hem Anadolu’nun sıcaklığı hem de insanlığın ortak vicdanı vardır. Reyhani’nin sade fakat derin dili, çağının ötesine geçmiş ustalığı, aşıklığa kazandırdığı yeni soluk bugün hala yankılanmaya devam ediyor. Biz de Yıldırım Belediyesi olarak, sözün büyüsünü, sazın hikmetini ve halk ozanlarımızın gönül dilini bugün burada yeniden hatırlatmak; Reyhani’nin kalıcı mirasına vefamızı göstermek için bu organizasyonu düzenledik” diye konuştu.

BUÜ ve Osmangazi Belediyesi’nden uluslararası hedefli protokol Haber

BUÜ ve Osmangazi Belediyesi’nden uluslararası hedefli protokol

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Karagöz ve Kukla Oyunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (KARAKUM) ile Osmangazi Belediyesi arasında, geleneksel gölge oyunu Karagöz’ün ulusal ve uluslararası alanda tanıtılması, geliştirilmesi ve bilimsel zeminde güçlendirilmesi amacıyla işbirliği protokolü imzalandı. “KARAGÖZ, BİLİMSEL BİR PLATFORMDA BÜYÜMELİ” Rektörlük B Salonu’nda düzenlenen imza töreninde konuşan BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Karagöz’ün Bursa’ya ait çok önemli bir kültürel miras olduğunu vurguladı. Bu değerin bilimsel bir platforma taşınmadan ilerlemesinin mümkün olmadığını ifade eden Kırıştıoğlu, KARAKUM aracılığıyla üniversitenin önderliğinde birçok sanatçıya yeni fırsatlar sunulacağını söyledi. Karagöz’ün uluslararası ölçekte daha da büyümesi gerektiğini belirten Kırıştıoğlu, UNESCO bünyesinde yapılacak açılımların hem Karagöz hem de Bursa adına büyük katkı sağlayacağını dile getirdi. OSMANGAZİ MEYDANI’NA “KARAGÖZ EVİ” Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ise yerel yönetimler ile akademinin işbirliğinin önemine değinerek, insanı merkezine alan projelerin bu tür birlikteliklerle güçlendiğini söyledi. İmzalanan protokolün Karagöz’ün tanıtılması, yeni nesillere öğretilmesi ve somut bir aşamaya taşınması açısından önemli olduğunu belirten Aydın, süreci devam eden yeni bir projeden de bahsetti: “Osmangazi Meydanı’nda KARAKUM ve UNESCO iş birliğiyle bir Karagöz Evi açmayı hedefliyoruz. Bu protokol, o projenin başlangıcı olacak. Ulusal ve uluslararası işbirlikleriyle Karagöz’e değer katacağız.” “KARAKUM, DÜNYADAKİ TEK AKADEMİK KARAGÖZ MERKEZİ” KARAKUM Müdürü Doç. Dr. İbrahim İ. Öztahtalı da konuşmasında, Karagöz’ün 2009 yılından bu yana UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesinde yer aldığını hatırlattı. Bu sanatın artık yalnızca Bursa veya Türkiye’nin değil, dünyanın ortak mirası haline geldiğini söyleyen Öztahtalı, “Karagöz’ü tüm dünyaya anlatmanın en etkili yollarından biri UNESCO çatısı altında olmaktır. Bu amaçla bir UNESCO kürsüsü kurma sürecine başladık,” dedi. Öztahtalı ayrıca, “Karagöz konusunda çalışan, akademik altyapısı ve kurumsal yapısıyla dünyadaki tek akademik birim üniversitemiz bünyesinde faaliyetlerini sürdüren KARAKUM’dur” ifadelerini kullandı. Protokol törenine, BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, BUÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, KARAKUM Müdürü Doç. Dr. İbrahim İ. Öztahtalı, Müdür Yardımcısı Hayali Nevzat Çiftçi, Yönetim Kurulu Üyesi Tekin Çanga, akademik ve idari personel ile belediye temsilcileri katıldı.

İlk planlı şehir Priene, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girmeyi bekliyor Haber

İlk planlı şehir Priene, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girmeyi bekliyor

Milattan Önce 4. yüzyılda kurulduğu ve ilk planlı şehir olarak bilinen, ayrıca Anadolu'nun Pompeisi olarak nitelendirilen Priene Antik Kenti, 2 metre kalınlığındaki taş duvarları ve savunma stratejileriyle dikkat çekerken, kentin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınması için bölgede çalışmalar devam ediyor. Geçmişinde birçok medeniyete ev sahipliği yapan Aydın'ın Söke ilçesinde bulunan ve ilk planlı şehir olma özelliği taşıyan Priene Antik Kenti, savunma stratejisiyle de dikkat çekiyor. 2018 yılında UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi'ne dahil olmasının ardından tanınırlığını arttıran Priene Antik Kenti'ne ilgi her geçen gün artarken, antik kentin kalıcı olarak UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınması için bölgede çalışmalar aralıksız sürüyor. Bu kapsamda bölgeye giden Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Demir, kazı ekibinden çalışmalar hakkında bilgi alarak incelemelerde bulundu. Antik kentin Dünya Mirası Listesi'ne girmesi için çalışmaların aralıksız sürdüğünü ifade eden Demir; "Priene Ören Yeri'nin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmasına yönelik çalışmalara ilişkin değerlendirme ve istişarelerde bulunduk" dedi. Yaklaşık 40 hektarlık bir alanda bulunan antik kent, araziye uyumlu yapılaşması ve 2 metre kalınlığındaki taş duvarları ile savunma açısında da stratejik bir öneme sahip olurken, aynı zamanda kayaları oyup oluşturulan doğal merdivenler de günümüzde yürüyüş meraklıların "Z-Yolu" olarak kullanılıyor. POMPEİ ANTİK KENTİ İLE BENZERLİK TAŞIYOR Söke ilçe merkezine 15 kilometre mesafede Güllübahçe Mahallesi'nde bulunan Priene Antik Kenti'nin, M.Ö. 4'üncü yüzyılda kurulduğu, kendine özgü kent planı ile ilk planlı şehir sisteminin öncüsü olarak kabul edildiği biliniyor. Athena Tapınağı, Tiyatrosu, Demeter Tapınağı, Zeus Tapınağı, Gymnasion, Mısır Tapınağı, Kilisesi ve konut alanlarıyla dikkati çeken antik kent, ayrıca İtalya'da bulunan Pompei Antik Kenti'ne olan benzerliğiyle de dikkat çekiyor. MODERN ŞEHRİN İLK ÖRNEKLERİNİ BARINDIRIYOR Doğa ve tarihin iç içe olduğu Priene Antik Kenti, günümüz modern şehir planının da öncülüğünü yapıyor. Şehrin üzerine kurulduğu dik yamaç güneye bakarken, şehrin akropolisi 230 metre yukarıda bulunuyor. Şehir güvenlik kuleleri olan 2 metre kalınlığında taş duvar ile çevrilirken, şehre giriş, üç ana kapıdan yapılıyor. Şehrin 7 metre genişliğinde doğu-batı doğrultusunda altı ana yolu ve bunları dik kesen genişliği 3,5 metre olan 15 tali yolu bulunuyor. Şehirdeki tüm kavşaklar arasındaki mesafenin aynı olması, modern şehrin ilk örneklerine emsal teşkil ediyor. Ayrıca yapılan çalışmalarda şehirde temiz su ve kanalizasyon yapıları açıkça görülebiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.