SON DAKİKA
Hava Durumu

#Film

bursasehrengiz - Film haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Film haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bi Umut filminin galası İstanbul'da yapıldı Haber

Bi Umut filminin galası İstanbul'da yapıldı

Yapımcılığını "Ayla", "Müslüm" ve "Cep Herkülü: Naim" gibi gişe rekorları kıran yapımlarla tanınan Mustafa Uslu’nun üstlendiği, senaryosunu Mert Dikmen ve Mustafa Uslu’nun yazdığı, yönetmen koltuğunda Gökhan Arı’nın oturduğu "Bi Umut" filminin galası İstanbul'da yapıldı. Film, 7 Kasım Cuma günü tüm Türkiye'de vizyona girecek. Oyuncu kadrosunda Hülya Duyar, Leon Kemstach, Arzum Onan, Fikret Kuşkan, Hayat Van Eck, Celal Öztürk, Gürberk Polat, Yüsra Geyik, Mehmet Esen, Necmi Yapıcı ve Levent Ülgen gibi birbirinden değerli isimlerin yer aldığı film, Tera Yatırım Holding’in sponsorluğundaki gala gösterimiyle izleyiciyle buluştu. 2025 yılının en çok beklenen yapımlarından biri olarak dikkat çeken ‘Bi Umut’ güçlü kadrosu ve sıcak hikayesiyle öne çıkıyor. Hastanede tesadüfen karşılaştığı, kimliği belirsiz konuşamayan, yürüyemeyen, felçli bir Rus gence 10 yıl boyunca annelik yapan Gülsüm Kabadayı'nın fedakarlığını anlatan "Bi Umut" filminin çekimleri Antalya'da ve Moskova’da gerçekleştirildi. Türkçe ve Rusça olmak üzere iki dilde çekilen film, altyazı ve dublaj seçenekleriyle gösterime girecek. Filmde Gülsüm Kabadayı’yı Hülya Duyar, Umut karakterini ise genç Rus oyuncu Leon Kemstach canlandırıyor. Kadroda ayrıca Fikret Kuşkan, Arzum Onan, Yüşra Geyik, Celal Öztürk, Hayat Van Eck, Gürberk Polat, Mehmet Esen, Levent Ülgen, Necmi Yapıcı, Bahtiyar Engin gibi güçlü isimler de yer alıyor. Uzun bir aradan sonra beyazperdeye dönen Arzum Onan, filmde Gülsüm Kabadayı’nın dostu Fatma karakteriyle yer aldı. Süresi 1 saat 55 dakika olan Bi Umut filminin senaryosunu Mert Dikmen ve Mustafa Uslu yazdı. Film, "Ayla", "Müslüm" ve "Cep Herkülü: Naim" gibi gişe rekorları kıran yapımlarla tanınan yapımcı Mustafa Uslu’nun kreatif yapımcılığı ve ortak yapımcılar Rumble ve NBU imzasını taşıyor. Yapımcı Mustafa Uslu, "1970'lerin 80'lerin bir Türk filmini yapma arzusundaydık. Senaryoyu yazarken bu şekilde yola çıktık. Muhteşem bir film yaptık. Türk sineması eski günlerine geri dönecek. Tüm oyuncu kadromuz ve ekibimizin kalbi sinema için attı" dedi. Oyuncu Fikret Kuşkan, "Oynadığım karakter benim için çok değerliydi. Böyle bir çalışmanın içerisinde olmaktan ve yaptığım görevden çok muyluyum. Tüm teknik ve yapımcı kadroya, emeği geçenlere müteşekkirlerimi sunuyorum. Herkes canla başla çalıştı. Türk sinemasında zorlu günler geçiriyoruz. Türk sinemasını yeniden canlandırabilmek için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Sinema salonlarımız yeniden doldurmak istiyoruz. Çünkü bizim toplumumuz, bizim milletimiz sinemaya hayran bir millet" ifadelerini kullandı. Uzun bir aradan sonra ilk defa kamera önüne geçtiğini belirten Oyuncu Arzum Onan da "Bu kadar uzun bir aradan sonra, bu kadar anlamlı ve kalbimize dokunan müthiş bir filmin içerisinde olduğum için çok mutluyum" diye konuştu. Oyuncu Hülya Duyar ise "İzleyicinin özlediği bir film oldu. Böyle bir filmde olduğum için gerçekten çok gururluyum" dedi. Kimliği belirsiz felçli bir Rus gence 10 yıl boyunca annelik yapan Gülsüm Kabadayı, "Film çok güzel kaleme alındı. Ekibimiz çok iyiydi; yapımcımız, yönetmenimiz ve tüm oyuncular çok iyiydiler. Film, sevgiyi ve merhameti yaydı. Tüm dünyada iyilik kazanacak, çocuklarımız ölmeyecek. Çocuklarımız hep gülecek" açıklamalarında bulundu.

Pompeiopolis Antik Kenti'nde 2 bin yıllık tarih yapay zekayla canlandı Haber

Pompeiopolis Antik Kenti'nde 2 bin yıllık tarih yapay zekayla canlandı

Roma döneminde yayıldığı alan bakımından Anadolu'nun en büyük kentlerinden biri olan ve Paflagonya Eyalet Merkezi olarak kurulan Pompeiopolis Antik Kenti'nde gerçekleştirilen kazı çalışmaları, Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde sürdürülüyor. Antik kentte bu yıl gerçekleştirilen kazı çalışmalarında, Hristiyanlıkta din şehitlerine, azizlere adanmış kiliseler olarak nitelendirilen martyrion olduğu değerlendirilen bir yapıya ulaşıldı. Bölgenin ilerleyen süreçte bir hac merkezi olması noktasında verilerin elde edildiği kazı çalışmaları, Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük başkanlığında yoğun bir şekilde devam ediyor. 2 BİN YILLIK TARİHİN TANITIMINA YAPAY ZEKA DOKUNUŞU Taşköprü Belediyesi ise ilçe ve Kastamonu başta olmak üzere Karadeniz turizmine katkı sağlayacak Pompeiopolis Antik Kenti için önemli bir tanıtım çalışması yürütüyor. Bu kapsamda, Taşköprü Belediyesi tarafından, antik kentin 2 bin yıllık görkemini ve tarih serüvenini ulusal ve uluslararası alanda duyurmak için modern teknolojinin imkanlarını kullara yapay zeka destekli bir tanıtım filmi hazırlandı. Arkeolojik veriler ve bilgileri yapay zeka algoritmalarıyla işleyerek antik kentin ihtişamlı dönemlerini gerçeğe en yakın şekilde gösteren film ile antik kente dikkat çekilmesi hedefleniyor. "BURADA ÇOK DEĞERLİ ESERLER VAR" Antik kentte devam eden kazı çalışmalarını yerinde inceleyen Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, daha sonra açıklamalarda bulunarak: "Kazı çalışmalarımız 2006 yılından itibaren devam ediyor. Ama son yıllarda oldukça hızlı mesafeler aldık. Kazı ekibimiz yoğun çalışıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın ve sponsorlarımızın desteğiyle kazımızın hız kazandığı ortaya çıkan verilerle de gözüküyor. Burası Paflagonya'ya başkentlik yapmış Pompeiopolis Antik Kenti. Burada çok değerli eserler var. Karadeniz'in en değerli kazısının olduğu noktadayız. Tiyatrosunu gördünüz. Karadeniz'de odeionlu tiyatro olan tek nokta burası. Bazelika noktasında da çalışmalar devam ediyor. Mahkeme olarak kullanılan, zaman zaman farklı amaçlar için kullanılan bir nokta. 20 bin 400 metrekarelik villası alanı olan Türkiye'deki üçüncü Roma kentindeyiz. Bin 800 yıl sonra yürüyüş yolu ortaya çıkmaya başladı. Bu bizim için çok önemli" dedi. "HRİSTİYAN CEMİYETİNİN İLERİDE BURAYLA İLGİLİ ÖNEMLİ İLGİSİ OLUŞACAK" Pompeiopolis'in en kısa sürede Karadeniz Bölgesi'ne önemli bir ivme kazandırılacağını ifade eden Arslan, "Her ne kadar tahrip olsa da biz bunları ayağa kaldırmak, yeniden topluma kazandırmak açısından önemsiyoruz. İnşallah devletten alacağımız desteklerle, kazı başkanımızın performansıyla ve bizlerin de desteğiyle Kastamonu, Karadeniz turizmine önemli bir katkıda bulunacağız. Pompeiopolis sadece Taşköprü'yü içermiyor, buranın dönemin dini merkezi olduğu noktasında ciddi veriler tespit edildi. Hristiyan cemiyetinin ileride burayla ilgili önemli ilgisi oluşacak" diye konuştu. "POMPEİOPOLİS FİLM FESTİVALİ KASTAMONULARLA BULUŞACAK" Antik kentin tanıtımı için yaptıkları çalışmalarla ilgili bilgi veren Arslan, "Son zamanlarda en çok ilgi gören şey yapay zeka tasarımları. Biz de bunu neden Pompeiopolis'in geçmişini canlandıran bir film yapmak için kullanmayalım diye düşündük. Hemen çalışmalara başladık ve bunun birinci etabını yaptık. Başka bir projemiz daha var. İki ay içerisinde yapay zekayla kısa bir film çekimi yapılacak. On dakikalık bir film olacak. Onun daha çok etkili olacağını düşünüyoruz. Onu dünya basınına da servis edeceğiz. Dünya Mirası Kastamonu İnisiyatif Grubuyla burada bir program düzenledik. Taşköprü'de Pompeiopolis Film Festivalini de düşünüyoruz. Şu an çalışmalarını yapıyoruz, gerekli girişimlerde bulunuyoruz, hemen hemen altyapısını da oluşturduk. İnşallah Bakanlığa da başvurarak Pompeiopolis Film Festivali Kastamonularla buluşacak. Yurtdışından da en az 5 yabancı filmlerin bu yarışmaya katılması gerekiyor. Bunun da buraya farklı bir ivme kazandıracağını düşünüyoruz" şeklinde konuştu. "TAŞKÖPRÜ'NÜN, KASTAMONU'NUN VE BÖLGENİN KÜLTÜR TURİZMİNİ GELİŞTİRECEK" Amaçlarının antik kentin tanınırlığını sağlamak ve eserleri korumak olduğunu kaydeden Arslan, "Pompeiopolis'in daha çok ilgi görmesi, kazının hızlanması hem yapıların ortaya çıkması hem de korunmasıyla ilgili bazı çalışmalar gerekiyor. Buradaki eserlerin ortaya çıkması güzel ama bunun korunması lazım. Ziyaretçilerin daha iyi gezebilmeleri için yürüyüş yollarının oluşturulmasını amaçlıyoruz. Bunların neticesinde öncelikle Taşköprü'nün, Kastamonu'nun ve bölgenin kültür turizmini geliştirecek. Bütün hedefimiz bu. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansımızla bir protokol imzaladık, girişteki sunum merkezinden elden geçirilecek ve teknik destek verilecek. Oranın bir müze niteliği kazanmasını istiyoruz. Amacımız buranın hızlı bir şekilde turizme açılması ve Örenyeri olarak tescilinin yapılması. Buranın kadim bir şehir olduğunu ülkeye ve dünyaya tanıtmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Meşher’de Ekim Ayı Etkinlikleri Haber

Meşher’de Ekim Ayı Etkinlikleri

Farklı disiplinlerden seçkilere yer veren sergi mekânı Meşher, ekim ayında da Hikâye İstanbul’da Geçiyor sergisi kapsamında film gösterimleri, çocuk atölyeleri ve küratör eşliğinde turlara devam ediyor. Meşher’in, küratörlüğünü Ebru Esra Satıcı ve Şeyda Çetin’in üstlendiği Hikâye İstanbul’da Geçiyor sergisi kapsamında gerçekleştirdiği etkinlikler ekim ayında da devam ediyor. FİLM GÖSTERİMLERİ Batı edebiyatındaki kurmaca eserlerden uyarlanmış film seçkisinin ekim ayı programında şu filmler yer alıyor: 17 EKİM: DER MANN, DER DEN MORD BEGİNG Yazar Claude Farrère'’in L’homme qui assasina romanından uyarlanan Der Mann, Der Den Mord Beging filminin gösterimi 17 Ekim Cuma günü saat 16.30’da gerçekleşecek. Aristokrat bir Fransız askerî ataşenin günlüğü biçimindeki romanda, İstanbul’da göreve başlayan Renaud de Sévigné şehri ve diplomatik çevreleri romantik bir entrika eşliğinde aktarır. Komplolar ve suçlarla dolu bir ortamda gelişen olayların sonunda hikâye Orient Express’te (Şark Ekspresi) sonlanır. Roman sahne ve beyazperdeye pek çok kez uyarlanmıştır. Curtis Bernhardt’ın 1930 tarihli Almanya yapımı filmi Der Mann, Der Den Mord Beging genel hatlarıyla kitabın hikâyesine sadık kalmıştır. İstanbul’daki gerçek mekân çekimleriyle kitabın diğer film uyarlamalarından ayrılır. 23 EKİM: CANLI MÜZİK EŞLİĞİNDE JALMA LA DOUBLE Jalma La Double, Fransız yazar Paul d'Ivoi (gerçek adıyla Paul Deleutre, 1856–1915) tarafından 1907 yılında kaleme alınan bir macera romanıdır. 19. yüzyıl sonlarında İstanbul’da geçen roman, dönemin siyasi atmosferini ve macera unsurlarını harmanlayan dramatik bir hikâye anlatır. Olaylar V. Murad’ın ardından II. Abdülhamid’in tahta çıktığı geçiş döneminde gelişir. İkiz kardeş oldukları düşünülen Jalma adında iki genç kadından birinin V. Murad’ın varisi olduğundan şüphelenilir; ancak kızlar bile hangisinin Sultan’ın kızı olduğunu bilmez ve gizem giderek derinleşir. Roman, 1928 yılında Roger Goupillières tarafından sessiz filme uyarlanmıştır. 23 Ekim Perşembe günü saat 18.00’de gerçekleşecek film gösterimi, Ezgi Daloğlu ve Zeynep Oktar’ın canlı müzik performansı eşliğinde izlenebilecek. 31 EKİM: MÜNCHHAUSEN Josef von Báky imzalı Münchhausen filmi 31 Ekim Cuma günü saat 16.30’da izleyiciyle buluşacak. Baron Münchhausen karakterine ilham veren ve 18. yüzyılda yaşamış olan Hieronymus Carl Friedrich Freiherr von Münchhausen, Osmanlı İmparatorluğu’na karşı düzenlenen seferlerde Rus ordusuyla birlikte savaşmış bir Alman subayıydı. Yaşadıklarını abartarak anlattığı hikâyeler zamanla anonimleşip efsaneleşerek Batı edebiyatında kalıcı bir iz bıraktı. Münchhausen’in öyküleri ilk kez 1785 yılında Rudolf Erich Raspe tarafından İngilizce olarak kaleme alındı ve Baron Munchausen’s Narrative of his Marvellous Travels and Campaigns in Russia (Baron Munchausen’ın Rusya’daki Harikulade Seyahatlerinin ve Seferlerinin Hikâyesi) adıyla yayımlandı. Josef von Báky’nin 1943 yapımı Münchhausen filmi ise, 2. Dünya Savaşı döneminde Almanya’da çekildi. Meşher’deki film gösterimlerine katılım ücretsizdir. Katılım için kayıt zorunlu olup, kontenjan sınırlıdır. kayit@mesher.org adresine e-posta göndererek yerinizi ayırtmanız gerekiyor. ÇOCUKLAR İÇİN “HİKÂYE ANLATIMI ATÖLYESİ” 18 Ekim günü Saat 13.00’te gerçekleşecek Hikâyeler Anlatımı Atölyesi’nde 7-12 yaş grubu çocuklar Hikâye İstanbul’da Geçiyor sergisinde yer alan kitaplardan esinlenerek kendi hikâyesini yazacak. Kartlar, karakterler, sürpriz olaylar ve bolca hayal gücüyle dolu bu atölyede çocuklar, İstanbul sokaklarında geçen birbirinden ilginç hikâyeleri birlikte yazacak, resimleyecek ve anlatacaklar. Katılımın ücretsiz olduğu Hikâye Anlatımı Atölyesi için gereken malzemeler Meşher tarafından sağlanacak. Detaylı bilgi ve kayıt için: kayit@mesher.org KÜRATÖR EŞLİĞİNDE TUR Ziyaretçilerin sergideki nadide eserler hakkında kapsamlı bilgi edinme fırsatı bulacağı küratör eşliğinde turların devamı 24 Ekim Cuma günü saat 16.00’da Şeyda Çetin eşliğinde yapılacak. Sınırlı kontenjanı olan turlara kayit@mesher.org e-posta adresinden kayıt yapılabilir. Detaylı bilgi ve güncel etkinlik takvimi için Meşher’in web sitesi ve sosyal medya kanalları ziyaret edilebilir. Film künyeleri: Der Mann, Der Den Mord Beging Yönetmen: Kurt Bernhardt Almanya, 1930 Süre: 83 dakika Jalma La Double Yönetmen: Roger Goupillières Fransa, 1928 Süre: 98 dakika Münchhausen Yönetmen: Josef von Báky Almanya, 1943 Süre: 116 dakika EZGİ DALOĞLU HAKKINDA İstanbul doğumlu multienstrümantalist müzisyen Ezgi Daloğlu, lisans eğitimini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda tamamladı. Öğrencilik yıllarında çeşitli uluslararası projelerde ve yarışmalarda dereceler elde etti; çok sayıda ustalık sınıfına katıldı. Profesyonel müzik kariyerine flüt sanatçısı olarak çeşitli orkestralarda sahne alarak başlayan Daloğlu, 2012 yılında saksafon çalışmalarına başladı. Akbank Gençlik Caz Orkestrası başta olmak üzere yurt içi ve yurt dışındaki caz projelerinde yer aldı. Caz, klasik müzik ve pop gibi farklı sahnelerde olduğu kadar deneysel projelerde de aktif olarak üretim yapan Daloğlu, kendi bestelerinin yanı sıra birçok önemli isimle çeşitli türlerde sahne almaya devam etmektedir. ZEYNEP OKTAR HAKKINDA İstanbul doğumlu, besteci, prodüktör ve icracı Zeynep Oktar, İstanbul Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü’nde, kompozisyon üzerine lisans eğitimi, Hollanda’da Lahey Kraliyet Konservatuarı’nda kompozisyon dalında yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. Elektroakustik müzik besteciliği ve prodüktörlüğün yanı sıra, pop/rock türünde Büyük Ev Ablukada başta olmak üzere birçok oluşumda tuşlu çalgılar çalmaktadır. Mart 2022’de yayınladığı “Symbiosis” isimli EP ile bireysel çalışmalarına başlamıştır. 2025 yılının sonlarına doğru yayınlayacağı progresif caz albümü “Fluid Obsessions”ın çalışmalarına devam etmektedir. HİKÂYE İSTANBUL’DA GEÇİYOR SERGİSİ HAKKINDA Hikâye İstanbul’da Geçiyor, Batı edebiyatının farklı türlerinde yer alan İstanbul temsillerine odaklanıyor. 23 Ocak’ta açılan sergi, Ömer Koç Koleksiyonu’ndan yaklaşık 300 kitabı merkezine alarak, fantastik öykülerden bilimkurguya, grafik romanlardan casusluk hikâyelerine uzanan geniş bir seçki sunuyor. Voltaire, Virginia Woolf, Jules Verne, Ian Fleming gibi yazarların eserlerini bir araya getiren sergi, şehrin başta edebiyat olmak üzere diğer yaratıcı alanlar üzerindeki ilham verici etkisini gözler önüne seriyor. Küratörlüğünü Ebru Esra Satıcı ve Şeyda Çetin’in üstlendiği sergi, ziyaretçilere kitaplardan uyarlanan filmlerin gösterimlerinin yanı sıra çocuk ve yetişkinler için çeşitli atölyelerle zenginleşen bir deneyim vadediyor. Sergiyle aynı ismi taşıyan sergi kataloğu da sergiye dair derinlemesine bir bilgi kaynağı sunuyor. 16. yüzyıldan günümüze kadar uzanan bir dönemden eserleri kapsayan sergi, 18 Ocak 2026’ya kadar Meşher’de görülebilir. MEŞHER HAKKINDA Bir Vehbi Koç Vakfı (VKV) kuruluşu olan Meşher, tarihsel araştırmalardan çağdaş sanata uzanan sergileri ve yayınları, atölye ve konferanslar gibi kapsamlı paralel etkinliklerle zamanlar ve kültürler arasında yeni bir diyalog zemini sağlamayı amaçlıyor. Adını Osmanlı Türkçesinde “sergi mekânı” anlamına gelen kelimeden alan Meşher, faaliyetlerini disiplinlerarası yaklaşımıyla Eylül 2019’dan itibaren sürdürüyor. Orta Çağdan günümüze uzanan bir zaman aralığında, geniş bir konu yelpazesinde sergiler sunuyor. Çok yönlü programı, araştırmaya dayalı akademik yönü ve yayınlarıyla Meşher, bir referans noktası olarak kültür ve sanat ortamına katkıda bulunuyor. İstiklal Caddesi’nde yer alan Meşher’de, ziyaret, etkinlik ve sergi turları ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Pazartesi hariç haftanın altı günü ziyaret edilebilir.

9. Çalı Köy Filmleri Festivali başladı Haber

9. Çalı Köy Filmleri Festivali başladı

Nilüfer Belediyesi ve Çalı Çevre ve Kültür Derneği (ÇEKÜDER) işbirliğiyle düzenlenen 9. Çalı Köy Filmleri Festivali, başladı. Türkiye’nin ilk kamplı açık hava festivali özelliği taşıyan etkinliğe, Bursa’nın yanı sıra İstanbul, Ankara ve Samsun gibi Türkiye’nin dört bir yanından sinemasever de büyük ilgi gösterdi. Festivalin açılış törenine Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, İYİ Parti Nilüfer İlçe Başkanı Osman Uçar, Çalı Mahalle Muhtarı Kaan Doğan, Nilüfer Belediye Meclis Üyeleri ile kamu ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Festivalin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Türkiye’nin dört bir yanından katılımcıların olmasının festivalin ulaştığı noktayı gösterdiğini belirtti. Başkan Şadi Özdemir, Bilecik ve çevre illerde yaşanan yangınlar ile yangınlarda hayatını kaybedenlerin acısı nedeniyle festival programındaki konserlerin iptal edildiğini söyledi. Başkan Şadi Özdemir, festival kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen Ulusal Disiplinlerarası Sinema Sempozyumu’nun başarıyla tamamlandığını da sözlerine ekledi. TÜRKİYE’DE ÖRNEK FESTİVAL Türk sinemasının ilk köy filminin Nilüfer ve Çalı’da çekilmesinin önemine vurgu yapan Başkan Şadi Özdemir, “Aysel, Bataklı Damın Kızı filminin yönetmenliğini Muhsin Ertuğrul yaptı. Nazım Hikmet’in Bursa Cezaevi'nde kaldığı dönemde senaryosunu yazdığı, Cemal Reşit Rey’in müziklerini bestelediği filmde Cahide Sonku başrol olarak rol aldı. Bu filmde Çalı’nın çocukları, gençleri ve kadınları da figuran olarak yer aldı” dedi. Festival kapsamında filmin restore edilmiş halinin gösterileceğini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, festivalin atölyeler, yürüyüşler, söyleşiler ve film gösterimleriyle dolu dolu geçeceğini belirtti. Festivalin Türkiye’nin ilk kamplı açık hava festivali olduğuna dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, bu örnek etkinliğin Nilüfer’de düzenlenmesinin önemli olduğunu söyledi. Kentlerin kendi hikayeleri ve değerleriyle anlam kazandığını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Kentler, kendi tarihlerini ve değerlerini iyi korumalı” dedi. ÇEKÜDER Başkanı Sadık Emre Sakin de, güzel bir festival hazırlamak için bir yıldır çalıştıklarını ve bu yıl ilk kez Ulusal Disiplinlerarası Sinema Sempozyumu’nu eklediklerini ve başarılı bir sempozyum gerçekleştirdiklerini belirtti. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı Güney Özkılınç ise Türkiye’nin ilk köy filminin çekildiği Çalı’da böyle bir festival düzenlenmesinin çok anlamlı olduğunu dile getirerek, 9 yıl önce az katılımla başlayan festivalin her geçen gün büyüdüğünü görmekten mutluluk duyduğunu ifade etti. Çalı Muhtarı Kaan Doğan da son günlerde yaşanan orman yangınlarına dikkat çekerek, katılımcılardan bu konuda duyarlı olmalarını istedi. AYSEL, BATAKLI DAMIN KIZI RESTORE EDİLMİŞ HALİ GÖSTERİLDİ Açılış konuşmalarının ardından “Aysel, Bataklı Damın Kızı” filminin gösterimi gerçekleştirildi. Film gösteriminin ardından ÇEKÜDER Başkanı Sadık Emre Sakin, Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı Güney Özkılınç ve Kadıköy Sinematek/Sinemaevi Genel Koordinatörü Elif Ergezen, filmin Türk sinema tarihindeki önemi ve restorasyon süreci hakkında söyleşi düzenledi. Festivalin ilk günü “Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri” filminin gösterimiyle sona erdi. Festival boyunca film ve belgesel gösterimleri, yönetmen söyleşileri, atölyeler ve çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Bu yıl serbest temada düzenlenen ve 131 eserin başvurduğu kısa film yarışmasının ödül töreni festivalin son gününde yapılacak.

‘80 Günde Devriâlem'  izleyiciyle buluşuyor Haber

‘80 Günde Devriâlem' izleyiciyle buluşuyor

Dizi tutkunlarından tam not alan yapımları izleyicilerle buluşturan Tivibu, temmuz ayında ‘80 Günde Devriâlem' dizisini ekranlara getiriyor. Jules Verne'in 1872 tarihli aynı adlı romanının en yeni uyarlaması olan drama türündeki dizi Türkçe alt yazı ve dublaj seçeneğiyle Tivibu platformunda seyircinin karşısına çıkıyor. Son dönemde Wild Cards, Kod Adı: Paris, The Pact, Sherlock ve Kızı gibi yapımları dizi seçkisinde toplayan Tivibu, ‘80 Günde Devriâlem' dizisini de geniş yelpazesine ekledi. Sinema ve Süper Paket aboneleri, izlenme rekorları kıran yerli ve yabancı dizilere Tivibu Dizi seçkisi üzerinden erişebiliyor. Son yılların dikkat çeken uyarlaması ‘80 Günde Devriâlem', 80 günlük bir süre içinde dünyayı dolaşıp eve geri dönme arayışına giren maceracı Phileas Fogg'un hikayesini konu ediyor. Bir sezon 8 bölümden oluşan dizinin başrollerini Doctor Who karakterini oynayan David Tennant, İbrahim Koma ve Leonie Benesch paylaşıyor. Dizi, dünyayı 80 günde dolaşma iddiasıyla yola çıkan Phileas Fogg karakterinin bu iddiaya inanması ve buna karşı bir bahis yapması üzerine kurgulanıyor. Avrupa'dan Hindistan'a, Hong Kong'dan Amerika'ya uzanan bu macerada zamanla yarış, dostluk ve keşif temaları ön plana çıkıyor. Jules Verne'nin 1872 tarihli aynı adlı romanının en yeni uyarlaması dizi ilk kez ve sadece Türkçe Dublaj ve altyazı seçenekleriyle Tivibu ekranlarında izleyici ile buluşuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.