Bir ay ismi olarak; Akadların "nisānu (taze mahsul)", Sümerlerin “Nisag (yılın ilk meyvesi), Süryanilerin “nisanna (taze meyve)” olarak isimlendirdiği ve güzel Türkçemize de Arapçadan geçen “nisan”;
Asya’dan Ortadoğu’ya, Anadolu’dan Balkanlara geniş bir coğrafyanın takviminde “baharın başlangıcı, doğanın dirilişini” ifade eder…
Lakin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıysanız “nisan” ayına;
“Özgürlük ve egemenlik”,
Bursa’da yaşıyorsanız özgürlük ve egemenliğe ilaveten “kutlu bir tarihin başlangıcı” anlamını da yüklersiniz.
Takvimler 6 Nisan 1326’yı gösterdiğinde Bursa, tarihte yepyeni bir sayfa açmanın heyecanını yaşıyordu. 7 bin yıllık Türk yurdunda, tam 7 asır önce bu toprakları Türk-İslam kültürüyle buluşturan Osmanlı çınarı, coğrafyamızda kök salıyor, zamanla dalları 3 kıtaya erişiyordu.
Yine takvimler 3 Nisan 1920 Cuma gününü gösterdiğinde;
Son kale Anadolu’yu da ele geçirip Türk’ü bu topraklardan sürmenin hesabını yapanlara Ankara’da açtığımız Türkiye Büyük Millet Meclisi ile şartlar ne olursa olsun, Türk milletinin egemenlik ve özgürlüğünü kimsenin elinden alamayacağını dünyaya haykırıyorduk.
Velhasıl her nisan ayı; “kuruluş” ve “kurtuluş” ruhunu yansıtan, Türk Milletinin yeniden ayağa kalkışının ve köklerinden güç alarak geleceğe emin adımlarla yürüyüşünün “en güçlü” ifadesidir.
İşte bu güce duyulan güvenin bir ifadesi olarak; ilk sayısı 15 Nisan 2010’da yayınlanan dergimiz Şehrengiz de 17. yaşına girdi.
Özetle;
Osmanlı’nın Bursa’yı başkent ilan edişinin 700. yıl dönümü, Gazi Meclisi’mizin 106. gurur yılında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız ile Türkiye’nin En İyi Yerel Tarih ve Kültür Dergisi Şehrengiz’in 17. yaşı kutlu olsun.
***
Gelelim kuruluş ve kurtuluş ruhunu yansıtmaya çalıştığımız 158. sayımızın içeriğine;
Bu sayıda; Tarih Öğretmeni- Araştırmacı/Yazar Ömer Faruk Dinçel’in milli mücadele yıllarında Bursa’daki direnişin önemli isimlerinden biri olan Şehit Binbaşı Haydar Bey’e ilişkin araştırmasına,
Kültür Bakanlığı THM Sanatçısı Emel Örgün’ün “1970’ler ve Sonrasında İnegöl’de Kültür Sanat” başlıklı yazı dizisinin son bölümüne,
Gazeteci İbrahim Öge’nin Bursa’nın fethinde surlara Osmanlı sancağını diken ve fetih ezanını okuyan Ahi Hasan’a ilişkin yazısına,
Bendenizin kaleme aldığı Seyyid Usul Kültür Merkezi’ne açılan Zamansız Kitaplar Müzesi’yle ilgili habere,
Dr. Ceyhun İrgil ile Dr. Alper Can’ın hazırladığı “Humeyni’nin Bursa sürgünü”ne ilişkin detaylı dosyaya,
Ve Prof. Dr. Mefail Hızlı’nın kuruluş dönemine ait tarihi ve kültürel mirasın uğradığı tahribatı ele aldığı makalesine yer verdik.
Yine Bursa’nın güçlü firmaları gibi, yerel yönetimlerin kültür sanat başlığındaki faaliyetlerini de sayfalarımıza taşıdık.
Son olarak;
Dergimizin bugünlere gelmesinde emeği geçen bütün meslektaşlarıma, araştırma ve makaleleriyle iz bırakan kalem erbaplarına ve destekleriyle ayakta kalmamıza vesile olan tüm kişi ve kurumlara teşekkürü bir borç biliyoruz.