Cumhuriyetin kalkınma yolundaki önemli kilometre taşlarından Sümerbank Bursa Merinos Fabrikası’nın temelleri, bundan 90 yıl önce “Durmayalım Düşeriz” sloganı ile dönemin Başbakanı İsmet İnönü ve İktisat Vekili Celâl Bayar tarafından atılmıştı.
Haber Giriş Tarihi: 08.01.2026 16:17
Haber Güncellenme Tarihi: 08.01.2026 16:26
Kaynak:
P. Şehrengiz Dergisi 156. sayısı
Yazar: Kerim BAYRAMOĞLU / Araştırmacı Yazar
Kadim şehir Bursa, cumhuriyetle birlikte sanayi sektörleri arasında en önemli gelişmeyi mensucat yani dokuma ve iplik sektöründe yaşıyordu. Cumhuriyet’in ilânından sonra “Savaş meydanlarında kazanılan zaferler, ekonomik zaferlerle taçlandırılmadıkça o ülkenin bağımsızlığından söz edilemez” diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 17 Şubat 1923’te İzmir İktisat Kongresi olarak bilinen “Türkiye İktisat Kongresini topluyordu. Tüccar, çiftçi, sanayici, esnaf ve işçi temsilcilerinin katıldığı kongre sonunda “Misak-i İktisadi” adı ile 10 maddeden oluşan bir bildiri yayımlanıyordu. Bu bildiriyle özetle; özel teşebbüsün teşvik edilmesi, ihtiyaç halinde kamu gücünün kullanılarak devletin gerekli alanlarda yatırım yapması esası üzerinde duruluyordu.
Nitekim ilerleyen yıllarda milli ekonomi hedefi doğrultusunda 11 Temmuz 1933’te Atatürk tarafından Sümerbank ismi verilen endüstriden sorumlu banka kuruluyordu. 1935 yılında I. Beş Yıllık Kalkınma Plânı hazırlanıyor, bu plan kapsamında sunğipek ve kamgarn (*) fabrikalarının kurulması kararlaştırılıyordu. İki fabrikanın da kurulacağı şehir olarak da Bursa belirleniyordu.
Kamgarn fabrikasının Bursa’ya kurulmasının sebeplerinin en başında “Merinos” ırkı koyunların bu bölgede yetişmesi geliyordu. Kamgarn tipi kumaşları dokuyabilmek için merinos koyunlarının yapaklarından elde edilen ipliklere ihtiyaç vardı. Kurulacak olan fabrika; hem ihtiyaç duyduğu ham maddesini rahatlıkla yöreden karşılayacak, hem de Bursa ve çevresinde hayvancılığın gelişimine katkı sağlayacaktı. Fabrikanın Bursa’da kurulmasının bir başka nedeni de şehrin su kaynaklarının kamgarn üretimine el verişli olmasıydı. Kamgarn ipliği üretim aşamasında pamuktan imal edilen ipliklere oranla çok daha fazla suya ihtiyaç duyuyordu.
STRATEJİK KONUM VE LOJİSTİK
Diğer bir başka neden de Bursa’nın ve fabrikanın inşa edilmesi planlanan arazinin stratejik konumuydu. 1948’e kadar faal durumda olan Mudanya-Bursa Demiryolu hattının -ki Muradiye İstasyonu; fabrika arazisinin güneyinde yer alıyordu- bu gölgeye yakın olması, yine projede yer alan elektrik santralinin ihtiyacı olan kömürün nakliyesi gibi diğer lojistik faaliyetlerin kolaylıkla çözülebiliyor olması haliyle Bursa’yı avantajlı hale getiriyordu.
Fabrikayla birlikte ilave demiryolu hattı yapım işlerini dönemin iş insanı Nuri Demirağ üstleniyordu. 72 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilecek söz konusu yatırım; fabrika binası, iplik üretimi bölümü, tefrik ve yün yıkama bölümü, müdüriyet, elektrik üretim merkezi, ambarlar, tamir atölyesi, revir, lokal ve sinema salonu, memur yemekhanesi gibi bölümlerden oluşuyordu. Orta Doğu ve Balkanların en büyük yün ipliği fabrikası olan tesise “Merinos” ismini de Gazi Mustafa Kemal Atatürk veriyordu. Temel atma töreninden 48 saat önce 26 Kasım 1935 günü dönemin İktisat Vekili Celâl Bayar’a gönderdiği yazıda; Atatürk şöyle diyordu:
“B. Bayar'a
I) Merinos Fabrikası: Merinos sözü İspanya'ya giden İber Türkleriyle oraya intikal etmiştir, bu Türk ulusunun oraya götürdükleri koyunlara, onların yünlerine ve bu yünlerden yapılan kumaşlara isim olmuştur. (Un Chale de merinos)
II) Sunğipek: Yakutçada ibir, ebir ince demektir. "İbir samığır-ince yağmur" demektir Yakutça. Sunuğiğ ustalık eseri, yapma demektir (Sun’dan). Kelime kaynaşarak (Sunği) olur, (ğ) okunmaz. Sunği + ipek, kaynaşınca sunğipek olur. Merinos Sungipek: Merinos-uzunca-incecik (ince uzunca yün)”
ÖNCE İZMİT SONRA MUDANYA
27 Kasım 1935 günü; Başbakan İsmet İnönü ve İktisat Vekili Celâl Bayar, beraberlerindeki Sümerbank, İş Bankası ve Merkez Bankası yöneticileriyle Ankara’dan İzmit’e hareketle burada yeni yapılan, İzmit Kâğıt Fabrikası’nı geziyordu. Heyet, ardından Merinos fabrikasının temelini atmak üzere Ertuğrul Yatı ile Mudanya’ya geçiyordu. İnönü ve Bayar, Mudanya iskelesinde Bursa Valisi Şefik Soyer, Garnizon Komutanı General Salim Cevad, Parti İl Başkanı Milletvekili Doktor Sadi Konuk ve halk tarafından büyük bir coşkuyla karşılanıyordu.
Karşılama sonrası Mudanya Mütareke Evi’ni ziyaret eden İsmet İnönü ve beraberindekiler, akşam saatlerinde otomobille Bursa’ya ulaşıyor ve o dönem Cumhuriyet Köşkü olarak bilinen Temenyeri’ndeki Hünkâr Köşkü’nde verilen akşam yemeği sonrası dinlenmeye çekiliyordu. Dönemin Gazetesi, heyetin Mudanya’ya varışı ve buradaki gezisini okurlarına şöyle aktarıyordu:
“Başbakan İsmet İnönü maiyetlerindeki zevatla beraber bugün 18.00’de Ertuğrul Yatı ile Mudanya’ya gelmişlerdir. Mudanya İskelesinde kendilerini İlbay (Vali) Şefik Soyer, Askeri Kumandan General Salim Cevad, Parti başkanı ve kalabalık bir halk tarafından karşılanmıştır. İsmet İnönü kendilerini karşılayanların ellerini sıkmış, yağmura rağmen yollarda biriken halk tarafından sevgi ile selamlanmıştır. İsmet İnönü iskeleden doğruca Mudanya mütarekesinin imzalandığı binaya giderek orasını gezmişlerdir. Partinin bu binayı bir müze haline sokmasından memnuniyetini söylemişler ve etrafından istimlak edilecek kısımlar için alakadarlara direktif vermişlerdir aynı yerde bir kitap sarayı vücuda getirilmesini, binanın civarında geniş bir park yapılmasını işaret etmişlerdir. İsmet İnönü binayı gezerken yanındakilere Mudanya Mütarekesine ait hatıralarını nakletmişler ve tahassürlerini anlatmışlardır. Başbakanımız bilahare otomobillerle Bursa’ya hareket etmişlerdir. Çok yağmurlu bir havada ve kısmen bozuk bir yol üzerinde yapılan bu seyahatten sonra 19.00’da Bursa’ya vasıl olmuşlar. Cumhuriyet Köşküne çıkmışlardır.”
MERİNOS’UN TEMELİ ATILIYOR
28 Kasım 1935 sabahı ise heyetin ilk işi; Çekirge Caddesi’nde Atatürk’ün talimatları üzerine yeni yapılan Otel ve Asri kaplıcayı geziyor ve sonrasında fabrikanın temel atma törenine iştirak ediyordu. Törende ilk olarak kürsüye çıkan CHP Vilayet Başkanı Sadi Konuk, böylesine önemli bir yatırımdan ötürü Bursa halkının minnet ve şükran duygularını dile getiriyordu. Sonrasında kürsüye çıkan Başbakan İsmet İnönü ise tarihi temel atma töreninde şu konuşmayı yapıyordu:
“Arkadaşlar, memleketimizin yünlü kamgarn fabrikasının temelini biraz sonra atacağız. Şefimiz Atatürk, fabrikaya ‘Merinos’ fabrikası adını vermişlerdir. Merinos eski Türk dilinde ince ve uzun demektir. Bu adla, fabrikanın iş ve istikbali sonuçlarını tebarüz ettirmiş oluyorum. Bu kuruluş, Atatürk’ün devrim boyunca her işteki yakın ilgisinin yeni bir delilidir. Bursa’da ve bütün memleket karşısında bunu anmak bir borçtur. Merinos fabrikası, Bursa ve etrafı için güttüğümüz gayeyi canlandıracaktır. İyi ince ve uzun yün kendi topraklarımızda istihsal edilecek. Emek verdik, daha da vereceğiz. En iyi yün yetiştirme ve işleme gibi iki cephesi ile endüstri ve ziraat bakımından varlığını öne koymuş oluyorum. Üç buçuk milyon lira sarf edeceğiz ve üç milyon küsur kilo yün işlenecektir. 16 bin eğirme iği, 6 bin 700 katlama iği bulunacaktır. Bizde şimdiye kadar yıkama ve bükme tarzında iplik yapılıyor ve bundan kumaş dokunuyordu. Bu fabrikada yıkanmamış yapağıdan iplik çıkarıp kumaş yapacağız. Bu ameliyelerin hepsini memlekette bu fabrika ile kurmuş oluyoruz.
YAŞASIN CUMHURİYET, YAŞASIN ATATÜRK
Arkadaşlar, bu fabrikayı da İktisat Bakanının uğurlu ve verimli eliyle, Sümerbank’ın saat gibi işleyen eliyle vücuda getireceğiz. Herhangi bir fabrikanın temel atma töreninde bulunmak bir zevk değildir. Çünkü temel atışı ile kuruluşu tamamlamak ve eseri vücuda getirmek arasında çok çetin hatta aylarla geçen mücadeleler, savaşlar vardır. Cumhuriyet taahhütlerini daima yerine getirmiştir. Bunu da yerine getireceğiz… Şimdi temelini atıyoruz. 1937’de küçük bir şehir gibi etrafına nurlar saçarak işleyecektir. Hep beraber yurdun bayındırlığı için Cumhuriyet’in ve Atatürk’ün her sahada mütemadi eserler vücuda getirmekte olduğunu hatırdan çıkarmayalım. İzmit’teki kâğıt fabrikası iki aya kadar işleyecektir. Üç buçuk milyon liraya mal oluyor. Bir saat sonra başka bir yerde bir milyon lirayı geçen bir fabrikanın da temelini atacağız. Yarın ve öbür gün sanayi programımıza dahil olan Zonguldak’ta iki fabrikanın törenini ve Ankara’ya dönerken kurulacak demir fabrikalarının yerlerini göreceğiz. Şimdiye kadar yapılanlardan hariç bir hafta içinde temeli atılan, işlemeye başlayan ve başlayacak olanlar için 25 milyon Türk lirası sarf edilecektir. Bu eserlerle yurtta yapıcılığa daha canlı ve daha kuvvetli misaller aranabilir mi? Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Atatürk.”
Konuşmasının ardından temel atılacak çukuruna inen Başbakan İsmet İnönü’ye Sümerbank Genel Direktörü Nurullah Sümer, temele konulacak yazıyı imzalatıyordu. Başbakan’dan sonra sırası ile İktisat Vekili Celâl Bayar ve Bankalar Direktörleri metni imzalıyor ve bu vesika cam bir muhafaza içinde ilk harcın bırakılacağı noktaya yerleştiriliyordu.
Söz konusu temel yazısının metni şu cümlelerden oluşuyordu:
“Başbakan İsmet İnönü Sümerbank’ın kurduğu ilk Türk Merinos fabrikasının temelini burada attı.”
Sonrasında alkışlar eşliğinde Başbakan İsmet İnönü, eşi Mevhibe İnönü, İktisat Vekili Celâl Bayar ve Bursa Valisi Şefik Soyer temele ilk harcı bırakıyordu.
İPEKİŞ FABRİKASINI ZİYARET
Sabah saatlerinde gerçekleştirilen bu törenin ardından heyet, temelinin 1925 yılında Atatürk’ün attığı İpekiş fabrikasına geçiyordu. Burada fabrikanın yeni kurulmuş olan “Yünlü Kumaş” kısmının açılışını gerçekleştiren Başbakan İsmet İnönü, daha sonra Gemlik’e hareket ediyordu.
Aynı gün içinde Türkiye’nin ilk Sunğipek üretimi yapacak olan fabrikasının temelini atmak üzere Gemlik’e ulaşan Başbakan İsmet İnönü ve İktisat Vekili Celal Bayar ve beraberindekiler, eski tersanenin bulunduğu alanda karşılanıyordu. Öncesinde ise neredeyse bütün Gemlik halkı temelin atılacağı bu bölgeye akın ediyordu.
29 Kasım 1929 tarihli Cumhuriyet Gazetesi muhabiri o günü şöyle anlatıyordu: “Gemlik yolu üzerinde Gençali köyünde Başbakanımızla Celal Bayar’ı köylüler ve parti mensupları karşılamışlar ve alkışlayarak selamlamışlardır.”
İlk konuşmayı Gemlik CHP Başkanı Dr. Ziya Kaya yapıyordu. Konuşmasında ilçesinde böylesine bir yatırımla mutluluk kaynağı olan devlet büyüklerine sevgi ve saygısını dile getiren Kaya, fabrikanın Gemlik ekonomisine yapacağı katkıyı dile getiriyordu. Kaya’nın ardından İnönü’yle birlikte kürsüye çıkan küçük mektepli bir kız çocuğunun “İnönü Babamız” diye başlayan kısa hitabı. Başbakan’ı son derece mutlu ediyordu. Ardından İnönü, şu tören konuşmasını yapıyordu:
“Sevgili vatandaşlarım; Gemlik’te, sun’ğ ipek fabrikasının temelini atmak için toplanmış bulunuyoruz. Atatürk bu fabrikaya sun’î ipek adını verdi. Bu ad eski Türkçe bir kelimedir. Yeni kurulan fabrika memleketin esaslı ihtiyaçlarından birine cevap verecektir. Eskisine nazaran azalan ipek istihsalimiz Cumhuriyet devrinden beri yeniden artmaktadır. Türkiye yakın bir ileride [gelecekte], belli başlı ipek memleketlerinden biri olacaktır.
Sunî ipek yapmak için kurulan bu fabrika, yurt içinde halis ipek sarfiyatını da arttıracaktır. Dünyanın her tarafından yapılan tecrübeler bu sonucu vermiştir. Ucuz para ile tedarik edilebilen sun’î ipek kumaşlar, halka ipek giymek zevkini tattırır. Bu sanayiin müstakbel inkişafı, memleket ekonomisi üzerinde de güzel tesirler yaratacaktır.
Bu fabrikayı bir buçuk milyon lira sarfı ile yapacağız. Senede 300 bin kilo sun’î ipek kumaş çıkaracak olan bu fabrika, şimdiki dahili istihlâk ihtiyacını karşılamış olacaktır. Fakat sarfiyatın yakında artması ihtiyacı çoğaltacak iki misline çıkaracaktır. O zaman biz de hemen bir fabrika daha kuracağız. Bu borcumuzdur.
Sun’î ipeğin trikotaj ve çorapçılıkta da faydası büyük olacaktır. Biraz evvel üç buçuk milyonluk bir fabrikanın temelini attık. Şimdi de mamur bir yurt parçasında yeni bir eserin temelini atıyoruz. Bunun Gemlik için hayırlı olmasını dilerim.
Halkın muhabbetlerinden çok mütehassisim. Atatürk’e olan sevginizi iletmek vicdani vazifem olacaktır. Atatürk’ün de bundan çok mütehassis olacağını size müjdeleyebilirim.”
Konuşmasının ardından, tıpkı Merinos Fabrikası’nda olduğu gibi fabrikanın temeline konulacak metne, Başbakan İsmet İnönü, İktisat Vekili Celal Bayar ve diğer zevat imza atıyordu. Önce İsmet İnönü ardından eşi Mevhibe Hanım,
VAROLUŞ MÜCADELESİ
İktisat Vekili Celal Bayar ve diğer zevat temele ilk harcı bırakıyordu. Tören nihayete erdikten sonra İnönü ve beraberindekiler Gemlik Belediyesi’ni ziyaret ediyordu. Buradaki kısa süreli sohbetin ardından iskeleye geçen heyet, burada bindikleri bir motorla Bursa Valisi Şefik Soyer ve Bursa Askeri Lise Komutanı Selim Cevad’ın eşliğinde açıkta bekleyen Ertuğrul yatına geçiyordu. Böylelikle İnönü ve İktisat Vekili Celal Bayar’ın Bursa’daki programı sona eriyordu.
Cumhuriyet’in ilk yıllarında bugüne örnek alınması gereken varoluş mücadelesinin bir neticesi olarak Merinos Fabrikası’nın inşaatı 2 yıl 2 ay 15 gün gibi çok kısa bir sürede tamamlanıyordu. Benzer şekilde Gemlik Suğnipek Fabrikası da… Nitekim Cumhurbaşkanı Atatürk, ismini verdiği bu iki fabrikadan Gemlik Sunğipek Fabrikası’nın açılışını 1 Şubat 1938’de, Merinos Fabrikası’nın açılışını ise 2 Şubat 1938 günü, Başbakan Celal Bayar’la birlikte yapıyordu.
Evet, Sümerbank Merinos Fabrikası, 1980’li yıllara kadar Bursa’da en çok işçi çalıştıran, en yüksek SSK primi ve vergi ödeyen kamu iktisadi teşebbüsü olarak Bursa ekonomisine yüksek katma sağlıyordu. Merinos Fabrikası, kapanmadan önce üretimin kesintisiz bir şekilde devam ettiği 65 yılda; 20 bine yakın işçi ve memura iş kapısı oluyordu. Öyle ki neredeyse Bursa’da her aileden bir kişi, Merinos’tan geçimini sağlıyordu.
BURSA’YI KALKINDIRDI
Özetle Merinos Fabrikası; çalışanlarına yaptığı doğum, evlenme, ölüm, giyim, gıda, taşıma gibi sosyal yardımlarıyla örnek ve öncü kuruluş oldu. Fabrikada yer alan iki adet salonda ücretsiz sinema, tiyatro, konser gibi etkinliklerle Bursa’nın kültür hayatına önemli katkı sağlandı. Merinos düğün salonunda binlerce çift, evlilik hayatlarına güzel başlangıçlar yaptı. İlk toplu sünnet uygulaması Merinos işçi yemek salonunda gerçekleştirildi. Çalışanların çocukları için Türkiye’deki ilk modern kreşlerden biri Merinos’ta yapıldı, çocuk doktoru, diş hekimi, yataklı revir ve röntgen uygulamaları ile çalışanlarının ve ailelerinin teşhis ve tedavileri ücretsiz olarak sağlandı. Fabrika arazisine inşa edilen Merinos İlkokulu, modern ve geniş sınıfları, örnek yapısı, hiçbir okulda bulunmayan ve fabrika tarafından karşılanan kaloriferli ısıtma sistemi, efsane öğretim kadrosu ile Bursa’daki en önemli eğitim kurumlarından biri olarak günümüze kadar geldi. Fabrikanın güç santrali, yıllarca Bursa’nın elektrik ihtiyacının bir kısmını karşıladı.
Fabrikada kurulan “Tüketim Kooperatifi” ile çalışanların başta gıda ve temizlik ürünleri olmak üzere ihtiyaçlarını uygun fiyata karşılaması sağlandı. “Kredi ve Konut Kooperatifleri” ile Merinos çalışanlarının finans ihtiyaçları karşılandı, çalışanlar konut sahibi yapıldı. Fabrika bünyesinde kurulan Merinos Spor Kulübü, kayak, dağcılık, bisiklet, futbol, voleybol, güreş, basketbol, yüzme/sutopu, atletizm, boks gibi spor dallarında binlerce sporcu yetiştirdi. Yüzlerce milli sporcu, hakem, antrenör ve yöneticiyi Bursa ve Türk Sporuna kazandırdı. Merinos futbol sahası Bursa’da sporun kalbi olarak yarım yüzyıldan fazla binlerce geçin top koşturduğu bir alan oldu.
EFSANE SENDİKACILAR
İşçi haklarını da en iyi şekilde koruyan fabrikanın bünyesinden yetişen efsane lider Recep Kırım, Şevket Yılmaz ve arkadaşları tarafından 1952’de kurulan Tekstil, Örme, Giyim ve Deri Sanayii İşçileri Sendikası (TEKSİF), Türk İşçi hareketinin en güçlü teşkilatlarından biri olarak tarihe geçti.
Devlet bursu ile yurtdışında okutulan yetenekli Türk gençleri, dönüşte; tekstil, makina ve elektrik mühendisi olarak Merinos Fabrikasında istihdam edildi. Bu gençler yurt dışında edindikleri tüm bilgileriyle fabrikanın gelişimine katkı koydu, daha iyi yönetilmesini sağladı. Nihayetinde fabrika yönetim ve üretim modeliyle Bursa’da özel sektöre de örnek oldu. 70’li yılların başında Bursa Pilot Sanayi Bölgesinde kurulan öncü tekstil fabrikaları Sifaş, Polylen, Sönmez, Halıfleks ve Bisaş gibi kuruluşlar Merinos fabrikasından aldıkları tecrübeli mühendis ve iktisatçıların bilgi birikimi ile yapılandı ve tekstilde Türkiye’nin yüz akı kuruluşları arasına girdi.
Merinos’tan ayrılan tekstilciler, Yünsa, Altınyıldız, Bahariye, Akın Tekstil, Or-Mo gibi Türkiye’nin dünya çapındaki yünlü Fabrikalarını bugünkü durumuna getirdi. 1976 yılında açılan konfeksiyon fabrikasıyla Merinos kumaşlarıyla dikilen hazır giyim ürünleri, Sümerbank mağazalarında uygun fiyatlarla halka sunuldu. Merinos Fabrikası, yıllık 3,5 milyon metrelik kumaş üretiminin yarıya yakınını Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü gibi resmi kuruluşların ihtiyaçlarına ayırarak devlet bütçesine her yıl önemli katkılar sağladı.
RAHMET VE DUA İLE
Şehrengiz Dergisi’nin Ocak-Şubat 2025 döneminde yayımlanan 151.sayısında “Bir Merinos Çınarı Muzaffer Özdemir” başlıklı yazı kaleme almıştım. Özdemir’in hayatını ve merinos yıllarını sizlerle paylaşmıştım. Ne acı ki asker kökenli bir Merinos çalışanı olan Muzaffer Özdemir’in 6 Ekim 2025’te vefat haberini aldım. 100 yaşında hayata gözlerini yuman Muzaffer Özdemir’e Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.
Kamgarn ya da taranmış uzun lif iplikçiliği, ortalama lif uzunluğu 70 mm ve üzerinde olan ince yünlerin, diğer hayvansal ve kimyasal liflerin eğrilmesinde kullanılan, belirli uzunluğun altındaki kısa liflerin eğirilmesinde kullanılan, belirli uzunluğun altındaki kısa liflerin taranarak uzaklaştırıldığı uzun lif eğirme yöntemidir. Kamgarn, taranmış yün, uzun ve ince yün elyafların taranmasıyla ve daha sonra eğrilmesiyle elde edilen kaliteli yünden yapılmış iplik ve bu iplikle dokunmuş veya örülmüş kumaşlara denir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bursa’yı Bursa yapan Sümerbank Merinos Fabrikası…
Cumhuriyetin kalkınma yolundaki önemli kilometre taşlarından Sümerbank Bursa Merinos Fabrikası’nın temelleri, bundan 90 yıl önce “Durmayalım Düşeriz” sloganı ile dönemin Başbakanı İsmet İnönü ve İktisat Vekili Celâl Bayar tarafından atılmıştı.
Yazar: Kerim BAYRAMOĞLU / Araştırmacı Yazar
Kadim şehir Bursa, cumhuriyetle birlikte sanayi sektörleri arasında en önemli gelişmeyi mensucat yani dokuma ve iplik sektöründe yaşıyordu. Cumhuriyet’in ilânından sonra “Savaş meydanlarında kazanılan zaferler, ekonomik zaferlerle taçlandırılmadıkça o ülkenin bağımsızlığından söz edilemez” diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 17 Şubat 1923’te İzmir İktisat Kongresi olarak bilinen “Türkiye İktisat Kongresini topluyordu. Tüccar, çiftçi, sanayici, esnaf ve işçi temsilcilerinin katıldığı kongre sonunda “Misak-i İktisadi” adı ile 10 maddeden oluşan bir bildiri yayımlanıyordu. Bu bildiriyle özetle; özel teşebbüsün teşvik edilmesi, ihtiyaç halinde kamu gücünün kullanılarak devletin gerekli alanlarda yatırım yapması esası üzerinde duruluyordu.
Nitekim ilerleyen yıllarda milli ekonomi hedefi doğrultusunda 11 Temmuz 1933’te Atatürk tarafından Sümerbank ismi verilen endüstriden sorumlu banka kuruluyordu. 1935 yılında I. Beş Yıllık Kalkınma Plânı hazırlanıyor, bu plan kapsamında sunğipek ve kamgarn (*) fabrikalarının kurulması kararlaştırılıyordu. İki fabrikanın da kurulacağı şehir olarak da Bursa belirleniyordu.
Kamgarn fabrikasının Bursa’ya kurulmasının sebeplerinin en başında “Merinos” ırkı koyunların bu bölgede yetişmesi geliyordu. Kamgarn tipi kumaşları dokuyabilmek için merinos koyunlarının yapaklarından elde edilen ipliklere ihtiyaç vardı. Kurulacak olan fabrika; hem ihtiyaç duyduğu ham maddesini rahatlıkla yöreden karşılayacak, hem de Bursa ve çevresinde hayvancılığın gelişimine katkı sağlayacaktı. Fabrikanın Bursa’da kurulmasının bir başka nedeni de şehrin su kaynaklarının kamgarn üretimine el verişli olmasıydı. Kamgarn ipliği üretim aşamasında pamuktan imal edilen ipliklere oranla çok daha fazla suya ihtiyaç duyuyordu.
STRATEJİK KONUM VE LOJİSTİK
Diğer bir başka neden de Bursa’nın ve fabrikanın inşa edilmesi planlanan arazinin stratejik konumuydu. 1948’e kadar faal durumda olan Mudanya-Bursa Demiryolu hattının -ki Muradiye İstasyonu; fabrika arazisinin güneyinde yer alıyordu- bu gölgeye yakın olması, yine projede yer alan elektrik santralinin ihtiyacı olan kömürün nakliyesi gibi diğer lojistik faaliyetlerin kolaylıkla çözülebiliyor olması haliyle Bursa’yı avantajlı hale getiriyordu.
Fabrikayla birlikte ilave demiryolu hattı yapım işlerini dönemin iş insanı Nuri Demirağ üstleniyordu. 72 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilecek söz konusu yatırım; fabrika binası, iplik üretimi bölümü, tefrik ve yün yıkama bölümü, müdüriyet, elektrik üretim merkezi, ambarlar, tamir atölyesi, revir, lokal ve sinema salonu, memur yemekhanesi gibi bölümlerden oluşuyordu. Orta Doğu ve Balkanların en büyük yün ipliği fabrikası olan tesise “Merinos” ismini de Gazi Mustafa Kemal Atatürk veriyordu. Temel atma töreninden 48 saat önce 26 Kasım 1935 günü dönemin İktisat Vekili Celâl Bayar’a gönderdiği yazıda; Atatürk şöyle diyordu:
“B. Bayar'a
I) Merinos Fabrikası: Merinos sözü İspanya'ya giden İber Türkleriyle oraya intikal etmiştir, bu Türk ulusunun oraya götürdükleri koyunlara, onların yünlerine ve bu yünlerden yapılan kumaşlara isim olmuştur. (Un Chale de merinos)
II) Sunğipek: Yakutçada ibir, ebir ince demektir. "İbir samığır-ince yağmur" demektir Yakutça. Sunuğiğ ustalık eseri, yapma demektir (Sun’dan). Kelime kaynaşarak (Sunği) olur, (ğ) okunmaz. Sunği + ipek, kaynaşınca sunğipek olur. Merinos Sungipek: Merinos-uzunca-incecik (ince uzunca yün)”
ÖNCE İZMİT SONRA MUDANYA
27 Kasım 1935 günü; Başbakan İsmet İnönü ve İktisat Vekili Celâl Bayar, beraberlerindeki Sümerbank, İş Bankası ve Merkez Bankası yöneticileriyle Ankara’dan İzmit’e hareketle burada yeni yapılan, İzmit Kâğıt Fabrikası’nı geziyordu. Heyet, ardından Merinos fabrikasının temelini atmak üzere Ertuğrul Yatı ile Mudanya’ya geçiyordu. İnönü ve Bayar, Mudanya iskelesinde Bursa Valisi Şefik Soyer, Garnizon Komutanı General Salim Cevad, Parti İl Başkanı Milletvekili Doktor Sadi Konuk ve halk tarafından büyük bir coşkuyla karşılanıyordu.
Karşılama sonrası Mudanya Mütareke Evi’ni ziyaret eden İsmet İnönü ve beraberindekiler, akşam saatlerinde otomobille Bursa’ya ulaşıyor ve o dönem Cumhuriyet Köşkü olarak bilinen Temenyeri’ndeki Hünkâr Köşkü’nde verilen akşam yemeği sonrası dinlenmeye çekiliyordu. Dönemin Gazetesi, heyetin Mudanya’ya varışı ve buradaki gezisini okurlarına şöyle aktarıyordu:
“Başbakan İsmet İnönü maiyetlerindeki zevatla beraber bugün 18.00’de Ertuğrul Yatı ile Mudanya’ya gelmişlerdir. Mudanya İskelesinde kendilerini İlbay (Vali) Şefik Soyer, Askeri Kumandan General Salim Cevad, Parti başkanı ve kalabalık bir halk tarafından karşılanmıştır. İsmet İnönü kendilerini karşılayanların ellerini sıkmış, yağmura rağmen yollarda biriken halk tarafından sevgi ile selamlanmıştır. İsmet İnönü iskeleden doğruca Mudanya mütarekesinin imzalandığı binaya giderek orasını gezmişlerdir. Partinin bu binayı bir müze haline sokmasından memnuniyetini söylemişler ve etrafından istimlak edilecek kısımlar için alakadarlara direktif vermişlerdir aynı yerde bir kitap sarayı vücuda getirilmesini, binanın civarında geniş bir park yapılmasını işaret etmişlerdir. İsmet İnönü binayı gezerken yanındakilere Mudanya Mütarekesine ait hatıralarını nakletmişler ve tahassürlerini anlatmışlardır. Başbakanımız bilahare otomobillerle Bursa’ya hareket etmişlerdir. Çok yağmurlu bir havada ve kısmen bozuk bir yol üzerinde yapılan bu seyahatten sonra 19.00’da Bursa’ya vasıl olmuşlar. Cumhuriyet Köşküne çıkmışlardır.”
MERİNOS’UN TEMELİ ATILIYOR
28 Kasım 1935 sabahı ise heyetin ilk işi; Çekirge Caddesi’nde Atatürk’ün talimatları üzerine yeni yapılan Otel ve Asri kaplıcayı geziyor ve sonrasında fabrikanın temel atma törenine iştirak ediyordu. Törende ilk olarak kürsüye çıkan CHP Vilayet Başkanı Sadi Konuk, böylesine önemli bir yatırımdan ötürü Bursa halkının minnet ve şükran duygularını dile getiriyordu. Sonrasında kürsüye çıkan Başbakan İsmet İnönü ise tarihi temel atma töreninde şu konuşmayı yapıyordu:
“Arkadaşlar, memleketimizin yünlü kamgarn fabrikasının temelini biraz sonra atacağız. Şefimiz Atatürk, fabrikaya ‘Merinos’ fabrikası adını vermişlerdir. Merinos eski Türk dilinde ince ve uzun demektir. Bu adla, fabrikanın iş ve istikbali sonuçlarını tebarüz ettirmiş oluyorum. Bu kuruluş, Atatürk’ün devrim boyunca her işteki yakın ilgisinin yeni bir delilidir. Bursa’da ve bütün memleket karşısında bunu anmak bir borçtur. Merinos fabrikası, Bursa ve etrafı için güttüğümüz gayeyi canlandıracaktır. İyi ince ve uzun yün kendi topraklarımızda istihsal edilecek. Emek verdik, daha da vereceğiz. En iyi yün yetiştirme ve işleme gibi iki cephesi ile endüstri ve ziraat bakımından varlığını öne koymuş oluyorum. Üç buçuk milyon lira sarf edeceğiz ve üç milyon küsur kilo yün işlenecektir. 16 bin eğirme iği, 6 bin 700 katlama iği bulunacaktır. Bizde şimdiye kadar yıkama ve bükme tarzında iplik yapılıyor ve bundan kumaş dokunuyordu. Bu fabrikada yıkanmamış yapağıdan iplik çıkarıp kumaş yapacağız. Bu ameliyelerin hepsini memlekette bu fabrika ile kurmuş oluyoruz.
YAŞASIN CUMHURİYET, YAŞASIN ATATÜRK
Arkadaşlar, bu fabrikayı da İktisat Bakanının uğurlu ve verimli eliyle, Sümerbank’ın saat gibi işleyen eliyle vücuda getireceğiz. Herhangi bir fabrikanın temel atma töreninde bulunmak bir zevk değildir. Çünkü temel atışı ile kuruluşu tamamlamak ve eseri vücuda getirmek arasında çok çetin hatta aylarla geçen mücadeleler, savaşlar vardır. Cumhuriyet taahhütlerini daima yerine getirmiştir. Bunu da yerine getireceğiz… Şimdi temelini atıyoruz. 1937’de küçük bir şehir gibi etrafına nurlar saçarak işleyecektir. Hep beraber yurdun bayındırlığı için Cumhuriyet’in ve Atatürk’ün her sahada mütemadi eserler vücuda getirmekte olduğunu hatırdan çıkarmayalım. İzmit’teki kâğıt fabrikası iki aya kadar işleyecektir. Üç buçuk milyon liraya mal oluyor. Bir saat sonra başka bir yerde bir milyon lirayı geçen bir fabrikanın da temelini atacağız. Yarın ve öbür gün sanayi programımıza dahil olan Zonguldak’ta iki fabrikanın törenini ve Ankara’ya dönerken kurulacak demir fabrikalarının yerlerini göreceğiz. Şimdiye kadar yapılanlardan hariç bir hafta içinde temeli atılan, işlemeye başlayan ve başlayacak olanlar için 25 milyon Türk lirası sarf edilecektir. Bu eserlerle yurtta yapıcılığa daha canlı ve daha kuvvetli misaller aranabilir mi? Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Atatürk.”
Konuşmasının ardından temel atılacak çukuruna inen Başbakan İsmet İnönü’ye Sümerbank Genel Direktörü Nurullah Sümer, temele konulacak yazıyı imzalatıyordu. Başbakan’dan sonra sırası ile İktisat Vekili Celâl Bayar ve Bankalar Direktörleri metni imzalıyor ve bu vesika cam bir muhafaza içinde ilk harcın bırakılacağı noktaya yerleştiriliyordu.
Söz konusu temel yazısının metni şu cümlelerden oluşuyordu:
“Başbakan İsmet İnönü Sümerbank’ın kurduğu ilk Türk Merinos fabrikasının temelini burada attı.”
Sonrasında alkışlar eşliğinde Başbakan İsmet İnönü, eşi Mevhibe İnönü, İktisat Vekili Celâl Bayar ve Bursa Valisi Şefik Soyer temele ilk harcı bırakıyordu.
İPEKİŞ FABRİKASINI ZİYARET
Sabah saatlerinde gerçekleştirilen bu törenin ardından heyet, temelinin 1925 yılında Atatürk’ün attığı İpekiş fabrikasına geçiyordu. Burada fabrikanın yeni kurulmuş olan “Yünlü Kumaş” kısmının açılışını gerçekleştiren Başbakan İsmet İnönü, daha sonra Gemlik’e hareket ediyordu.
Aynı gün içinde Türkiye’nin ilk Sunğipek üretimi yapacak olan fabrikasının temelini atmak üzere Gemlik’e ulaşan Başbakan İsmet İnönü ve İktisat Vekili Celal Bayar ve beraberindekiler, eski tersanenin bulunduğu alanda karşılanıyordu. Öncesinde ise neredeyse bütün Gemlik halkı temelin atılacağı bu bölgeye akın ediyordu.
29 Kasım 1929 tarihli Cumhuriyet Gazetesi muhabiri o günü şöyle anlatıyordu: “Gemlik yolu üzerinde Gençali köyünde Başbakanımızla Celal Bayar’ı köylüler ve parti mensupları karşılamışlar ve alkışlayarak selamlamışlardır.”
İlk konuşmayı Gemlik CHP Başkanı Dr. Ziya Kaya yapıyordu. Konuşmasında ilçesinde böylesine bir yatırımla mutluluk kaynağı olan devlet büyüklerine sevgi ve saygısını dile getiren Kaya, fabrikanın Gemlik ekonomisine yapacağı katkıyı dile getiriyordu. Kaya’nın ardından İnönü’yle birlikte kürsüye çıkan küçük mektepli bir kız çocuğunun “İnönü Babamız” diye başlayan kısa hitabı. Başbakan’ı son derece mutlu ediyordu. Ardından İnönü, şu tören konuşmasını yapıyordu:
“Sevgili vatandaşlarım; Gemlik’te, sun’ğ ipek fabrikasının temelini atmak için toplanmış bulunuyoruz. Atatürk bu fabrikaya sun’î ipek adını verdi. Bu ad eski Türkçe bir kelimedir. Yeni kurulan fabrika memleketin esaslı ihtiyaçlarından birine cevap verecektir. Eskisine nazaran azalan ipek istihsalimiz Cumhuriyet devrinden beri yeniden artmaktadır. Türkiye yakın bir ileride [gelecekte], belli başlı ipek memleketlerinden biri olacaktır.
Sunî ipek yapmak için kurulan bu fabrika, yurt içinde halis ipek sarfiyatını da arttıracaktır. Dünyanın her tarafından yapılan tecrübeler bu sonucu vermiştir. Ucuz para ile tedarik edilebilen sun’î ipek kumaşlar, halka ipek giymek zevkini tattırır. Bu sanayiin müstakbel inkişafı, memleket ekonomisi üzerinde de güzel tesirler yaratacaktır.
Bu fabrikayı bir buçuk milyon lira sarfı ile yapacağız. Senede 300 bin kilo sun’î ipek kumaş çıkaracak olan bu fabrika, şimdiki dahili istihlâk ihtiyacını karşılamış olacaktır. Fakat sarfiyatın yakında artması ihtiyacı çoğaltacak iki misline çıkaracaktır. O zaman biz de hemen bir fabrika daha kuracağız. Bu borcumuzdur.
Sun’î ipeğin trikotaj ve çorapçılıkta da faydası büyük olacaktır. Biraz evvel üç buçuk milyonluk bir fabrikanın temelini attık. Şimdi de mamur bir yurt parçasında yeni bir eserin temelini atıyoruz. Bunun Gemlik için hayırlı olmasını dilerim.
Halkın muhabbetlerinden çok mütehassisim. Atatürk’e olan sevginizi iletmek vicdani vazifem olacaktır. Atatürk’ün de bundan çok mütehassis olacağını size müjdeleyebilirim.”
Konuşmasının ardından, tıpkı Merinos Fabrikası’nda olduğu gibi fabrikanın temeline konulacak metne, Başbakan İsmet İnönü, İktisat Vekili Celal Bayar ve diğer zevat imza atıyordu. Önce İsmet İnönü ardından eşi Mevhibe Hanım,
VAROLUŞ MÜCADELESİ
İktisat Vekili Celal Bayar ve diğer zevat temele ilk harcı bırakıyordu. Tören nihayete erdikten sonra İnönü ve beraberindekiler Gemlik Belediyesi’ni ziyaret ediyordu. Buradaki kısa süreli sohbetin ardından iskeleye geçen heyet, burada bindikleri bir motorla Bursa Valisi Şefik Soyer ve Bursa Askeri Lise Komutanı Selim Cevad’ın eşliğinde açıkta bekleyen Ertuğrul yatına geçiyordu. Böylelikle İnönü ve İktisat Vekili Celal Bayar’ın Bursa’daki programı sona eriyordu.
Cumhuriyet’in ilk yıllarında bugüne örnek alınması gereken varoluş mücadelesinin bir neticesi olarak Merinos Fabrikası’nın inşaatı 2 yıl 2 ay 15 gün gibi çok kısa bir sürede tamamlanıyordu. Benzer şekilde Gemlik Suğnipek Fabrikası da… Nitekim Cumhurbaşkanı Atatürk, ismini verdiği bu iki fabrikadan Gemlik Sunğipek Fabrikası’nın açılışını 1 Şubat 1938’de, Merinos Fabrikası’nın açılışını ise 2 Şubat 1938 günü, Başbakan Celal Bayar’la birlikte yapıyordu.
Evet, Sümerbank Merinos Fabrikası, 1980’li yıllara kadar Bursa’da en çok işçi çalıştıran, en yüksek SSK primi ve vergi ödeyen kamu iktisadi teşebbüsü olarak Bursa ekonomisine yüksek katma sağlıyordu. Merinos Fabrikası, kapanmadan önce üretimin kesintisiz bir şekilde devam ettiği 65 yılda; 20 bine yakın işçi ve memura iş kapısı oluyordu. Öyle ki neredeyse Bursa’da her aileden bir kişi, Merinos’tan geçimini sağlıyordu.
BURSA’YI KALKINDIRDI
Özetle Merinos Fabrikası; çalışanlarına yaptığı doğum, evlenme, ölüm, giyim, gıda, taşıma gibi sosyal yardımlarıyla örnek ve öncü kuruluş oldu. Fabrikada yer alan iki adet salonda ücretsiz sinema, tiyatro, konser gibi etkinliklerle Bursa’nın kültür hayatına önemli katkı sağlandı. Merinos düğün salonunda binlerce çift, evlilik hayatlarına güzel başlangıçlar yaptı. İlk toplu sünnet uygulaması Merinos işçi yemek salonunda gerçekleştirildi. Çalışanların çocukları için Türkiye’deki ilk modern kreşlerden biri Merinos’ta yapıldı, çocuk doktoru, diş hekimi, yataklı revir ve röntgen uygulamaları ile çalışanlarının ve ailelerinin teşhis ve tedavileri ücretsiz olarak sağlandı. Fabrika arazisine inşa edilen Merinos İlkokulu, modern ve geniş sınıfları, örnek yapısı, hiçbir okulda bulunmayan ve fabrika tarafından karşılanan kaloriferli ısıtma sistemi, efsane öğretim kadrosu ile Bursa’daki en önemli eğitim kurumlarından biri olarak günümüze kadar geldi. Fabrikanın güç santrali, yıllarca Bursa’nın elektrik ihtiyacının bir kısmını karşıladı.
Fabrikada kurulan “Tüketim Kooperatifi” ile çalışanların başta gıda ve temizlik ürünleri olmak üzere ihtiyaçlarını uygun fiyata karşılaması sağlandı. “Kredi ve Konut Kooperatifleri” ile Merinos çalışanlarının finans ihtiyaçları karşılandı, çalışanlar konut sahibi yapıldı. Fabrika bünyesinde kurulan Merinos Spor Kulübü, kayak, dağcılık, bisiklet, futbol, voleybol, güreş, basketbol, yüzme/sutopu, atletizm, boks gibi spor dallarında binlerce sporcu yetiştirdi. Yüzlerce milli sporcu, hakem, antrenör ve yöneticiyi Bursa ve Türk Sporuna kazandırdı. Merinos futbol sahası Bursa’da sporun kalbi olarak yarım yüzyıldan fazla binlerce geçin top koşturduğu bir alan oldu.
EFSANE SENDİKACILAR
İşçi haklarını da en iyi şekilde koruyan fabrikanın bünyesinden yetişen efsane lider Recep Kırım, Şevket Yılmaz ve arkadaşları tarafından 1952’de kurulan Tekstil, Örme, Giyim ve Deri Sanayii İşçileri Sendikası (TEKSİF), Türk İşçi hareketinin en güçlü teşkilatlarından biri olarak tarihe geçti.
Devlet bursu ile yurtdışında okutulan yetenekli Türk gençleri, dönüşte; tekstil, makina ve elektrik mühendisi olarak Merinos Fabrikasında istihdam edildi. Bu gençler yurt dışında edindikleri tüm bilgileriyle fabrikanın gelişimine katkı koydu, daha iyi yönetilmesini sağladı. Nihayetinde fabrika yönetim ve üretim modeliyle Bursa’da özel sektöre de örnek oldu. 70’li yılların başında Bursa Pilot Sanayi Bölgesinde kurulan öncü tekstil fabrikaları Sifaş, Polylen, Sönmez, Halıfleks ve Bisaş gibi kuruluşlar Merinos fabrikasından aldıkları tecrübeli mühendis ve iktisatçıların bilgi birikimi ile yapılandı ve tekstilde Türkiye’nin yüz akı kuruluşları arasına girdi.
Merinos’tan ayrılan tekstilciler, Yünsa, Altınyıldız, Bahariye, Akın Tekstil, Or-Mo gibi Türkiye’nin dünya çapındaki yünlü Fabrikalarını bugünkü durumuna getirdi. 1976 yılında açılan konfeksiyon fabrikasıyla Merinos kumaşlarıyla dikilen hazır giyim ürünleri, Sümerbank mağazalarında uygun fiyatlarla halka sunuldu. Merinos Fabrikası, yıllık 3,5 milyon metrelik kumaş üretiminin yarıya yakınını Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü gibi resmi kuruluşların ihtiyaçlarına ayırarak devlet bütçesine her yıl önemli katkılar sağladı.
RAHMET VE DUA İLE
Şehrengiz Dergisi’nin Ocak-Şubat 2025 döneminde yayımlanan 151.sayısında “Bir Merinos Çınarı Muzaffer Özdemir” başlıklı yazı kaleme almıştım. Özdemir’in hayatını ve merinos yıllarını sizlerle paylaşmıştım. Ne acı ki asker kökenli bir Merinos çalışanı olan Muzaffer Özdemir’in 6 Ekim 2025’te vefat haberini aldım. 100 yaşında hayata gözlerini yuman Muzaffer Özdemir’e Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.
---------------------------------------------------------------------
Dipnot (*)
Kamgarn ya da taranmış uzun lif iplikçiliği, ortalama lif uzunluğu 70 mm ve üzerinde olan ince yünlerin, diğer hayvansal ve kimyasal liflerin eğrilmesinde kullanılan, belirli uzunluğun altındaki kısa liflerin eğirilmesinde kullanılan, belirli uzunluğun altındaki kısa liflerin taranarak uzaklaştırıldığı uzun lif eğirme yöntemidir. Kamgarn, taranmış yün, uzun ve ince yün elyafların taranmasıyla ve daha sonra eğrilmesiyle elde edilen kaliteli yünden yapılmış iplik ve bu iplikle dokunmuş veya örülmüş kumaşlara denir.
----------------------------------------------------------------------
Kaynakça:
29 Kasım 1935, Son Posta
29 Kasım 1935, Cumhuriyet Gazetesi
28 Kasım 1935, Cumhuriyet Gazetesi
17 Haziran 1937, Ulus Gazetesi
tekstilsayfasi.blogspot.com
Yazıda Kullanılan Tüm Fotoğraflar Tahir ADIMAN Koleksiyonuna aittir.
Teşekkürler:
Merinos Emeklileri Derneği Üyesi Tahir ADIMAN ’a görsel desteklerinden dolayı Teşekkürü bir borç bilirim.
Kaynak: P. Şehrengiz Dergisi 156. sayısı
En Çok Okunan Haberler