
Kars Sarıkamış’ta, sarıçam ormanlarının derinliklerinde yükselen ve mimari zekasıyla büyüleyen Çar’ın Av Köşkü, bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 1896 yılından günümüze ulaşan bu eşsiz yapı, halk arasında yanlış bilinen ismiyle "Katerina Köşkü", zamana ve doğa şartlarına karşı verdiği savaşı kaybetmek üzere.
"Çivi kullanılmadan inşa edilen mimari güzellik"
Rus Çarı II. Nikola döneminde inşa edilen köşkün en dikkat çekici özelliği, yekpare ağaçtan çivi kullanılmadan birbirine geçirme ‘kırlangıçkuyruğu’ tekniğiyle yapılmış olmasıdır. 129 yıldır ayakta kalmayı başaran ahşap şaheser, 2 ayrı yapıdan oluşuyor. Atıl vaziyette bırakılan ve bir türlü Kars turizmine kazandırılamayan tarihi köşkün son hali görenleri üzüyor.
"Yanlış bilinen bir isim: Katerina değil, Aleksi için yapıldı" Yıllardır bölge halkı ve ziyaretçiler tarafından "Katerina Köşkü" olarak adlandırılan yapının gerçek hikayesi oldukça farklı. Tarihi kaynaklar, bu yapının Çar’ın eşi için değil, hasta oğlu Aleksi için bir rehabilitasyon merkezi ve ailenin konaklama alanı olarak inşa edildiğini gösteriyor. Hem yazlık hem kışlık av köşkü olarak kullanılan bina, asalet ve hüznün birleştiği bir nokta olarak tarihteki yerini alıyor.
"Yeşilçam’ın doğal platosu harabeye döndü" Çarlık dönemini konu alan pek çok Türk filminin doğal dekoru olan köşk ve çevresi, şimdilerde adeta bir "hayalet bina" görüntüsünde. Duvarlarındaki yazılar, kırılan pencereleri ve bakımsız kalan ahşap dokusuyla yapı, içler acısı bir durumda. Turizme kazandırılması beklenen kültürel miras, koruma altına alınmazsa kısa süre içinde sadece fotoğraflarda kalacak.